Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Joe satriani - Forgotten part 2

Collapse
X
 
  • Filtre
  • Saat
  • Göster
Tümünü Sil
new posts

    Joe satriani - Forgotten part 2

    Begenmeniz dileğiyle.


    #2
    Satriani'yi beğenmeyen ...

    Yorum


      #3
      Anlamadım?

      Yorum


        #4
        Gitarist olup ta Satriani'yi beğenmemek ilginç olurdu diyorum. Dünyanın en iyi ezgi yazarlarının başında benim için. Hem sade hem çok güçlü besteleri var. Crystal Planet'teki albümde birçok parça sadece bas ve davul eşliklidir. Ekstra gitar ve klavye gitmez arkada. Bu da ne kadar güçlü bir soloist olduğunu gösteriyor. Ekstra "tuza bibere" ihtiyaç duymuyor. Çok az insan yapabilir bunu.
        Son güncelleyen Atalay_Ant; 21-09-2011, 12:25.

        Yorum


          #5
          Tabi Satriani ilk rock virtüöz gitaristidir.

          'Satriani'yi beğenmeyen' derken sanki Satriani'ye karşı bir antipatim varmış, gibi algıladım. İşte güzel Türkçemin ne kadar geniş bir dil olduğunu gösteriyor.

          Yorum


            #6
            Ugur Karakoç'u beğenmeyen diyeyim o zaman ben de. Helal olsun. Ekimpanını yazar mısın? Başka çalışmalarını da dinlemek isteriz.

            Yorum


              #7
              Eline sağlık bu arada !!!

              Ben de zamanında satch boogie çaldıydım...

              Yorum


                #8
                Atalay_Ant isimli üyeden alıntı Mesajı göster
                Eline sağlık bu arada !!!

                Ben de zamanında satch boogie çaldıydım...

                http://www.youtube.com/watch?v=1E9WSdBhqqg
                Bunu dün gece izlemiştim bende şansa bak
                Elinize sağlık(Uğur Karakoç,Atalay)
                Son güncelleyen yahsin; 21-09-2011, 20:48.

                Yorum


                  #9
                  Satch boogie çalması keyifli bir parçadır. Ellerine saglık.

                  Herkes Rock yapıyor, blues yapıyor. Onların müziğini yapıyor. Bu kötü bir şey değil tabiki. Ama farkındalılık bilincine sahip oldğumuz sürece.

                  Misal bir Erkan Oğur vardır. Fusion, Jazz, Rock gibi müzik türevlerini sindermesinin yanında özünü icra eder. Ki bu ülkede sayabileceğim 3-4 kişiden biridir.

                  Yorum


                    #10
                    Matemaiği de önceden formülleri icad edenlerden öğreniyoruz. Sonra kendi formüllerimizi bulmaya çalışıyoruz. Kendi stlimizi öyle yaratıyoruz. Asıl olan tüm bu "etüdlerden" sonra kendi tarzımızı bulabilmek. Ancak sevdiğim müziyenlerin de müziklerini çalmak çok keyifli. Onlar gibi her gün binlerce kişiye konserler verip tüm dünyaya albümlerimizi satamıyorsak ta onlardan çok şey öğrenip kendimizi birkaç adım daha ileriye götürüyoruz. Şu sıralar hem kendi albümümü hazırlıyorum hem de bu gitaristlerin besteleriyle ellerimi ısıtıp onlardan birşeyler kapıp kendime yoğuruyorum.

                    Yorum


                      #11
                      Beğendim.Charvel'ide ayrı bir beğendim hakkıdna bilgi verebilir misin mümkünse ?

                      Yorum


                        #12
                        bend yaparken aleti uçurmuşsun çok haifif gitar heralde

                        Yorum


                          #13
                          Müziğin armonisi, tekniğiydi, bunlar önemlidir. Ama 2. plandadır benim için.

                          Fazıl say'ın çok güzel küçük bir anısını paylaşmak istiyorum sizlerle;

                          Bir müzisyen çırağı Carlos kleiber'den ders alma şansını elde eder.
                          Carlos Kleiber 2004 yılında vefat eden çok çok değerli bir müzisyendir. Kleiber'i tanıyan müzikseverler, onun, en az Herbert von Karajan düzeyinde, dahiyane bir orkestra şefi olduğunu bilir.Bu adam sanki gizli bir güç taşıyordu içinde.

                          Az sayıda kayıt bıraktı ardından. En fazla 10-12 CD bir o kadarda DVD. Hepsi bu.

                          Peki neden?

                          Çünkü bir işini, tam istediği şekilde yürümediğini hissettiği anda,kaydı durdurup CD yapımını iptal etmeye kadar gidebilen, sözlüğünde uzlaşma sözcüğüne asla yer olmayan bir karaktere sahipti.

                          Dönelim Çırağın Usta ile çalışmasına.

                          Her yıl bir haftalığına, yalnızca bir öğrenciyi kabul eder, Viyana'daki evinde ona birkaç gün boyunca ustalık dersi verirdi, Carlos Kleiber.

                          İlk gün sabah saatlerinde kolunun altında Beethoven'ın Mozart'ın ve Çaykovski'nin senfonilerinin notalarını heyecanla, Kleiber in seansını bekler.

                          Usta içeri girdiğinde ilk işi ''çırağını'' bahçeye çağırmak olur.
                          İlk söylediği, Şu tohumu buraya göm demek olur Kleiber'in. Ögrencisi tohumu ustasının dediği noktaya gömer.

                          Şimdi üfle der, Kleiber. Ögrenci şaşırır. Anlamadım! Üfleyeyim mi? diye sorar.

                          Evet üfle diye yanıt verir. Ve devam eder. Derin nefes alıp verişlerle üfle. Daha daha da derinden üfle. Bütün vucundundan geçen oksijeni ver o toprağa.

                          Ögrenci bir saat kadar üfler. Şimdi sev onu. Ögrenci yine şaşırır. İki saat kadar toprağı sever, okşar.

                          Sonra ne mi olur?

                          O ilk gün, ne bir partisyon açılır ne tek kelime müzik konuşulur. Usta ve çırağı hayat vs üzerine dertleşirler.

                          İkinci, üçüncü, dördüncü günde aynı şekilde geçer. Çırak her sabah, tohumun gömülü olduğu toprağın başında derin nefes alıp vererek üfler saatlerce.

                          Tek bir nota sayfası bile açılmadan, müzik üzerine tek kelimebile konuşulmadan bir hafta geçer.

                          Ve son güne gelinir...

                          Bir filiz baş verir topraktan . Kleiber in gözleri parlar. Aferin der mutlulukla çırağına ' Çok iyi bir müzisyen olacaksın sen.

                          Ders bitti, artık gidebilirsin. Çırak şaşkındır. Evet, çünkü ders gerçekten bitmiştir.

                          Nefes almak, Sevmek, Dokunmak..


                          Charvel gitarı satıyorum bu arada. Gitar hafif olmasının aksine ağırdır. Özellikle pinch harmonic çok çok iyi. Hiç bir gitarda bu kadar kuvvetli pinch harmonic görmedim. Cleanları strat ile eşdeğer. Hatta özgün bile diyebilirim. Distortionlar tam bir canavar.

                          Yorum


                            #14
                            Gayet başarılı. Rock İmprovisation videonu da izledim tuşen çok hoş geliyor kulağa. Tremolo kolunu çok seviyosun galiba Ama sürate çok önem veriyorsun sanırım. bence duygun ağır basmalı

                            Yorum


                              #15
                              Yorum için teşekkür. Artık zamanla sıkmaya başlıyor. Şimdi bir tane saz almayı düşünüyorum Bakalım artık

                              Yorum

                              Unconfigured Ad Widget

                              Collapse
                              Initializing Tabs & loading Content...
                              Initializing Tabs & loading Content...

                              Trending

                              Collapse

                              Bu kriterlere uygun sonuç bulunamadı.

                              Çalışıyor...
                              X