herşey en yakın arkadaşlarımdan birinin bana hediye ettiği bir org la başladı.öyle bir org tuki küçücük cebime sığabildiğinden her yere götürebiliyordum.geceleyin yorganın altınta la la sol lala sol fa sol fa sol la la sol fa sol .yabancı mı geldi bu notalar.
al satarım bal satarım.ustam ölmüş ben satarım.ilk çalabildiğim parçaydı.o küçücük org la( ki org bile denilemezdi).kendimi ünlü piyanistlerin yerine koyar bir sürü insanın önünde çaldığımı hayal ederdim.
sonra ne mi oldu bir ara arka cebime koymuştum.ve bisikletten düştüm.teomanın dediği gibi PARAMPARÇA olmuştu.aradan biraz zaman geçti...
yaz mevsimi.
mahalledeki üniversite okuyan abiler memlekete dönmüştü.bizim evin bahçesinde onlarla oturuyorduk.birden bi tanesi size org çalmamı istermisin diye sordu.e herıld yani..eve gidip benim boyumun iki katı olan casıo klavyesini getirdi. şarkıları ben söylüyordum içlerinde benim kad

al satarım bal satarım.ustam ölmüş ben satarım.ilk çalabildiğim parçaydı.o küçücük org la( ki org bile denilemezdi).kendimi ünlü piyanistlerin yerine koyar bir sürü insanın önünde çaldığımı hayal ederdim.
sonra ne mi oldu bir ara arka cebime koymuştum.ve bisikletten düştüm.teomanın dediği gibi PARAMPARÇA olmuştu.aradan biraz zaman geçti...yaz mevsimi.
mahalledeki üniversite okuyan abiler memlekete dönmüştü.bizim evin bahçesinde onlarla oturuyorduk.birden bi tanesi size org çalmamı istermisin diye sordu.e herıld yani..eve gidip benim boyumun iki katı olan casıo klavyesini getirdi. şarkıları ben söylüyordum içlerinde benim kad