Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Albümler ve Yorumları

Collapse
X
 
  • Filtre
  • Saat
  • Göster
Tümünü Sil
new posts

    Albümler ve Yorumları

    Sevgili dostlarım hepimiz burada müzik adına konuşmak için bulunuyoruz.
    Düşündüm ki herbirimiz çeşitli santçıları ve çalışmaları yakından takip ettiğimize göre neden buarad bildiğimiz şeyleri paylaşmıyoruz?
    Bu düşüncemden yola çıkarak dinlediğimiz Albümleri tanıtmayı öneriyorum.Böylece dinlediğimiz albümler hakkında başkalarınıda fikir sahibi yapmış oluruz.
    Eğer uygun gördüyeseniz hem fikrinizi belirtin hemde tanıtmak istediğiniz albümü tanıtın.
    Sevgillerle...

    #2
    Bir pentagram hayranı olarak onu yazmak ve tanıtmak yazmak istedim...

    Pentagram/pentagram..
    Pentagram üyelerin 1990 yılında çıkardıkları ilk albüm..(nepa müzik yardımcılı ile)
    Pentagram/trail blazer.(RPM Nuclear Blast Records)
    Pentagram üyelerinin 1992 çıkardığı 2.albüm.
    pentagram/anatolia
    Pentagram üyelerinin 1997 yılında çıkardıkları 3.albüm.(raks müzik yardımı ile)
    Pentagram/popçular dışarı.
    pentagram üyelerinin 1998 çıkardıkları 4.albüm olmakla beraber ilk live albümü.(Raks müzik)
    Pentagram/Usnpoken(mezarkabul)
    Pentagram üyelerinin 2001 de çıkardıkları 5. albüm.(böcek yapım)...
    Pentagram/bir.
    Pentagram üyelerinin 2001 de çıkardıkları 6.albüm...(böcek yapım)

    Her albümü ile mükemmel bi grup....Her ne kadar anatolia albümünde duyulsada (az duyulmuş) Her bakımdan ii bi gurup..
    Vede anatolia albümü ile bi eleştiri (alıntıdır):
    PENTAGRAM TAM GAZ!

    Bildiğiniz üzere Pentagram, Almanya'nın ve dünyanın önemli Heavy Metal plakçılık şirketi CENTURY MEDIA ile geçtiğimiz aylarda anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşma ikisi opsiyonel olmak üzere 4 albümlük bir yapıdaydı. Opsiyonel olan husus, ülkemizde RAKS tarafından yayınlanmış olan ANATOLIA ve POPÇULAR DIŞARI'nın Century Media tarafından METAL HAMMER (Alman)

    ...Şimdi de nitelik olarak tamamen egzotik ve farklı bir şey, Türkiye'den Heavy Metal ve uluslararası standartların hakkını epik, etkileyici bir şekilde veren ve güçlü tınıları hem kalitesel hem de müzikal açıdan zorlanmadan barındıran bir kaliteye sahip. Bazen Iron Maiden tarzında akıcı, bazen de California'nın öğle sıcağında yumuşamış asfalt gibi yapış yapış (Dark is the sunlight). Türk beşli, albüm genelinde bileklerinin gücüyle, kendilerinden emin ve ikna edici bir şekilde takılıyorlar. (Anatolia, Stand to Fall). Ve akıllıca hazırlanmış, ulusal folklorik motivlerle ve ana dilde icra edilmiş şarkılarla karşılaşıncaya dek, hiç bir şey bize onların yabancı olduklarını hissettirmiyor. (Andreas SCHAWE'nin Pentagram'a verdiği not : 7 üzerinden 6)

    Yorum


      #3
      Semce çok teşekkür ederiz.

      Norther - Mirror Of Madness

      Petri "Pete" Lindroos:Gitar, Vokal

      Kristian "Kride" Ranta:Gitar

      Toni Hallioavul

      Jukka "Jukkis" Koskinen:Bass

      Tuomas Planman:Klavye

      Sound olarak Children Of Bodom'a çok benzeyen, hatta ilk defa dinlendiğinde "Bodom 2" şeklinde tepki verilecek bir grup Norther. İkinci albümleri olan Mirror Of Madness'i 2003 yılında yayınlayan grup, bu albümlerinde soundlarını iyice oturtmuş durumda. Gitar riffleri basit olsa da Pete'nin güzel vokali ve Tuomas'ın klavyeleri ile bu açığı kapatıyor. Soundları bana biraz da olsa Dimmu Borgir'i andırıyor. Kısa kesip şarkılara geçeyim. Albüm hızlı bir parça olan Blackhearted'la açılıyor. Klasik Norther soundu bizi ilk saniyeden itibaren bizi etkisi altına alıyor. Sonraki şarkı Betrayed. Blackhearted'la birbirini tamamlayan parçalar, yani oturmanıza dahi zaman yok. Zaten bu iki şarkı da albümdeki favorilerimden. Bir diğer favorim olan ...Of Darkness And Light üçüncü sıradaki parça. Orta tempoda ilerliyor parça. Diğer şarkılarda olduğu gibi klavye bu parçada da gitarla çok uyumlu. Kimi zaman arka planda kalıyor kimi zaman ise ön planda solo görevini üstleniyor. Dördüncü parça Midnight Walker... Kimi zaman hızlanan parça kimi zaman orta tempoda ilerliyor. Sonraki şarkı Moribund Oblivion soundunu andıran Cry. Black öğeleri diğer şarkılara nazaran çok daha fazla. Everything Is An End adlı parçada Thrash havası hakim. Özellikle bazı yerlerde klavyenin arka planda kalması bunu pekiştirmiş. Single olarak piyasaya sürülen Unleash Hell bir diğer iyi parça. Dead ise Cry sounduna çok yakın. Dokuzuncu parça, albüme de adına veren parça olan Mirror Of Madness ise önceki şarkılardan aşağı kalır yanı yok. Enstrumantal olan Frozen Sky farklı bir tatta. Son şarkı ise Offspring coverı olan Smash. Güzel coverlamışlar. Başarılı bir albüm. Children Of Bodom sevenler ve Norther'ın ilk albümü olan Dreams Of An Endless War'ı beğenenler mutlaka bu albümü edinsinler.

      Yorum


        #4
        Benimki çoğumuzun bildiği RHCP üzerine bir genel bakış niteliğinde...

        Anthony KIEDIS - Solist
        Michael Balzary (Flea) - Bas Gitar
        John Frusciante - Gitar
        Chad Gaylord Smith - DAvul

        ------DİSKOGRAFİ-------
        ALBÜMLER:
        1984 The Red Hot Chili Pappers
        1985 Freaky Styley
        1987 Uplift Mofo Party Plan
        1989 Mother's Milk
        1991 Blood Sugar Sex Magik
        1995 One Hot Minute
        1999 Californication
        2002 By The Way

        SoundTrack'ler:
        1989 Say Nothing - Taste the Pain
        1990 Pretty Women - Show Me Your Soul
        1993 Coneheads - Soul To Squeeze
        1995 Basketball Diaries - I've Been Down
        1995 Twister - Melancholy Mechanics
        1996 Beavis and Butthead - Love Rollercoster
        1997 X Games - Johnny Kick A Hole In Sky
        1998 Small Soldiers - War

        Kurulduktan 20 yıl sonra Californication and By The Way Albümleriyle dünyanın en çok satan grupları arasına girdiler.Funk, metal ve punk'ın sentezinden oluşan ve bu tarzda Faith no More ile en çok ses getiren iki öncü gruptan biri olan RHCP, böylece funk&metal denen türün, çok satanlar arasına girmesini de sağladı.'Under The Bridge' gibi kent yaşantısının karanlık yüzünü ele alan, hem depresiflik hemde eğlence dozunu çok iyi ayarlayan RHCP elemanları bugünlerde 40 lı yaşlarına adım atmaktalar.

        RHCP kurulduğu yıllarda, müzik ortamlarına hakim olan türler, birbirlerinden bıçakla kesilmişçesine ayrılmaktaydı.Punk'ın Metalle , Metalin Funk ile herhangi bir ilişkisi yok gibi görülüyordu.Rock müzil ise çöküşe geçmeye başlamıştı.1960-70 lerin büyük rock grupları ya dağılmış ya da soft rock yapmaya başlamışlardı.Rap'in apayrı bir konumda durduğu ve yeni filizlenmeye başladığı bu dönemde, RHCP rock ve rap vokalleri birleştirip alt yapıya da funk ve punk'ı koydu.Müzikal türlerin bu karışımı ortaya muazzam bir sound çıkardı ve bu yeni sound kısa zaman geniş çevrelerde taraftar buldu.Bugünlerde Nu-Metal gruplarının elde ettiği soundlar RHCP ye benzemese de, fikir olarak Korn ve benzeri grupların RHCP den çok şey aldıkları söylenebilir.Üstelik RHCP sadece Nu-Metal'e değil Amerikan Popuna da dolaylı yoldan katkısı olmuştur.
        Grup bir Lise grubu olarak müzikdünyasına atılımış ve bugün dünyada en çok dinlenilenler arasında yer almayı başarmıştır.Grubun uyuşturuyla geçen sancılı günlerinden sonra bugün örnek bir çizgi yakalamayı başarmışlardır.

        Aynı zamanda Chad Smith bir dünya rekoruna sahiptir.Guiness Rekorlar kitabına 308 parçadan oluşan dünyanın en büyük davul setini çalarak geçmiştir..

        Saygılar!

        Yorum


          #5
          Herkesin bunu bildiğinden haberim olduğu halde Radiohead'in -bence- en güzel albümü olan 0.K. Computer albümünü tanıtmak istedim..Gerçekten çok hoş...

          Yorum


            #6
            Kronik kardeşim çok teşekkür ederim.Ayrıca soysalmatik kısa ve öz yorumun için sanada çok teşekkürler.

            Opeth!!!
            Peş peşe iki albüm yayınladılar ve bu, sakin olan albümleri. Klasik Opeth ustalığı, daha ilk notadan hissediliyor. Akustik ağırlıklı, sessiz sakin ama çok etkili bir albüm yapmışlar. Sürekli değişen riffler ve ritm dengeleri çok uyumlu. Metal albümlerinde kullanılan klasik gitarlar genelde kayıttan dolayı ezilir. Opeth’in bu albümünde ise son derece canlı geliyor. Davulcu kardeşimize pek iş düşmemiş bu albümde. Davul sürekli yavaş ritmlerle gidiyor ve albümün sadece yarısında davul var, kalan kısım akustik. İç sıkıcı ve bayıcı bir albüm olduğunu düşünmenizi istemem, beni hiç sıkmadı (ki bu tip şeylerde ilk parça bitmeden uyurum) sizi de sıkacağını zannetmiyorum. Opeth fanları zaten albümü çoktan hatmedip yenileri beklemeye başlamışlardır, ancak henüz dinlemeyenlere bu albümü rahatlıkla önerebilirim. Yalnız grupla daha önce tanışmadıysanız, Opeth müziğini bu albümle değerlendirmemenizi öneririm. “Morningrise” albümü başlangıç için daha iyi bir seçim olacaktır...

            Düzenleyen - Grandmaster on 26/12/2003 19:23:27

            Yorum


              #7
              EVet Radiohead ok computer, MUzik dinlemek isteyenlerin edinmesi gereken bir albumdur,buyuk hitimallede tum muzikal gorusunu etkiliycektir
              cunku cok yuksek kalitededir
              dunyaın en iyi albumleri arasındaki yerinide almıstır kendisi..
              ustune dvdsi(meeting people is easy)
              cııkmıstır..bu dvd ne film nede konserler dizisidir,isledikten sonra ne oldugnu bile anlamadan birkac gun etkisinden kurtulamazsınız,ben 2.defa izlemeye korkuyoruym sahsen.

              ayrıca ok computerla kalmadan Pablo honey ve The Bendside siddetle oneriyorum,RAdioheadin elektronik altyapıya gecmeden onceki gitar ustune kurulmus,sert albumleridir,yavas baslayan bir parcada bile (elini bu ugurda kalıcı oalrak sakatlamıstır))bir anda kopururen cinste agresif gitar kullanan jonnynin gitarıyla yerinizden hopluyabilirsiniz.(ozellikle stop whispering ve blow outu mutlaka deneyin,lutfen deneyin.. ))

              basta ok computer ve digerleri ,cogu elestirmence Rock muzigin kisiligini etkileyen albumler olarak gosterilmistir,yeni pink floyd,yeni efsane denilmistir,lirikler felesefik(asmıs)ve ugrasılmısıtr,lerleyen zamanda ise poliktiklesmistir, albumlerinde bos parca yoktur

              tavsiyem birkac parcasını dinleyin eger tutarsanız tum albumu begenicenizi garanti ederim...
              bu albumlerden sonra radioheade fan olan kesime artık degismis bir radiohead tavsiye edilebilir,ilk dinledigimde bu radiohead olamaz demistim :P .bu albumlerise : kid A , Amnsiac,Hail to the theif,onceki radiohead zıt olarak soft ve tamamen elektronik,klostrofobik,nerotik yapıya gecmislerdir..Thom derki: kid A ile gitarı bıraktık cunku ne yapıcagımızı bilmiyorduk,kendimizi bogulmus hissediyorduk...

              kendileri bile farketmeden gitar soundundan elektronik yapıya burundurler ve gitar nerdeyse unutuldu,ustelik kadrolu 3 gitarist bulunmaktaydı grupta

              kendi gorusum olarak simdiye kadar tatmadıgım kadar derinlik, tattıgım en iyi gitar soundunu duydugum ve en yaratıcı besteleri gordugum gruptur kendileri,edinmeden gecmiyim,vokali ,en saglam gruptur kendileri...saygım,sevgim buyuktur,birgun turkiyeye geliceklerdir, ama ben hayattan kopmamak icin gitcegimden bile emin dgilim :/



              Düzenleyen - CoolDoG on 27/12/2003 00:19:51

              Yorum


                #8
                CoolDog ilgin için çok teşekkürler.

                King Diamond - The Puppet Master
                Efsane ses, yeni albümüyle karşımızda. 2 dakika civarında introvari bir parçanın ardından asıl olay başlıyor. Bilindik King Diamond soundu aynen korunmuş, ancak yeni bir çalışma dinlediğinizi de hissettiriyor. Parçaların melodilerini takip eden vokal partisyonları, King'in ne kadar güçlü bir sesinin olduğunu kanıtlar gibi. Yer yer Thrash tadı da veren bir albüm yapmış King ve ekibi. Klavyeyi de korku filmi atmosferi yaratacak biçimde, oldukça etkili kullanmışlar. Sekizinci parçanın girişi Testament'in Low parçasını hatırlattı bana. İnişli çıkışlı partisyonların ve kesik rifflerin kullanımı, albüme ayrı bir güzellik ve dinlenebilirlik katıyor. Bazı parçalardaki davul atakları da hoşuma gitti. Bu arada, albümde bayan vokal kullanımı da söz konusu. Albümle ilgili olumsuz eleştirilerim de var. Öncelikle albüm genelinde bir solo sıkıntısı yaşandığını, bir kaç kez dinleyip albümü anlamaya başlayınca farkettim. Sololar kimi yerlerde kısa tutulmuş, kimi yerlerde ise yeteri kadar iyi değiller. Bu açıdan daha cömert davranılabilirdi diye düşünüyorum. Albümde yer yer tanıdık King kahkahalarına da rastlıyoruz. Sekizinci ve onbirinci parçalar albümde öne çıkan çalışmalar. Özellikle onbirinci parçanın girişindeki bayan vokal kullanımı olayı iyice renklendirmiş.

                Neticede bildiğimiz King Diamond soundunda kaliteli bir albüm. Fanları için ilaç gibi bir albüm olduğunu söyleyebilirim. Sıkı bir King Diamond takipçisi değilseniz ama klasik Heavy Metal soundundan hoşlanıyorsanız, bu albümü edinmenizi öneririm. Bu arada albümün isminde, Metallica'nın Master Of Puppets'ına inceden bir gönderme söz konusu olabilir mi acaba?

                Yorum


                  #9
                  16-05-1965 Krist Anthony Novoselic doğdu (Kendisi Hırvatistan asıllıdır)

                  31-01-1967 Chad Channing doğdu

                  20-02-1967 Kurt Cobain doğdu

                  14-01-1969 David Eric Grohl (Dave Grohl) doğdu

                  ??-??-1975 Kurt Cobain'in annesi ve babası boşandılar.Sebep şiddetli geçimsizlik.Kurt mahkeme kararıyla annesinin yanına verildi ve onunla birlikte yaşamaya başladı

                  ??-02-1978 Kurt'ün babası yeniden evlendi

                  ??-??-1979 Krist ailesiyle birlikte Aberdeen kasabasına taşındı

                  ??-06-1980 Krist akrabalarının yanında kalması için bir yıllığına Hırvatistan'a gönderildi

                  20-02-1981 Kurt ilk gitarını aldı.Üçüncü el bir gitardı ve o ana kadar biriktirdiği tüm parasını verdiğini ama hayatında ilk defa çok mutlu olduğunu söyler

                  ??-??-1983 Krist liseden mezun oldu

                  ??-05-1984 Kurt'ün annesi Pat O'Connor ile evlendi

                  ??-05-1985 Kurt liseyi bıraktı

                  23-01-1988 Nirvana ilk demosunu Dale Crover'la kaydetti

                  30-10-1988 Kurt ilk gitarını parçaladı

                  ??-11-1988 Love Buzz/Big Cheese single'ını çıkardılar

                  ??-02-1989 Bleach albümünü kaydettikten sonra kısa bir batı turnesine çıktılar

                  ??-06-1989 Bleach albümü yayınlandı

                  22-06-1989 Bleach albümünün turnesi San Fransisco'da başladı

                  ??-09-1989 Jason Everman'ın kaybından sonra tur tarihlerini yeniden düzenlediler

                  ??-??-1989 Blew EP'si yayınlandı

                  20-10-1989 Nirvana ilk Avrupa şovuna NewCastle-İngiltere'de çıktı

                  30-12-1989 Krist ve Shelli Tacoma'da evlendi

                  ??-02-1990 Nirvana başka bir kısa Amerika turnesine çıktı

                  10-04-1990 Blind Pig konseri gerçekleşti

                  11-07-1990 Sliver single'ı kaydedildi

                  ??-09-1990 Sliver single'ı yayınlandı

                  22-09-1990 Motor Sporları şovu,Dan Peters sadece Nirvana'yla çalıştı

                  01-01-1991 Stüdyo çalışmaları:Anuerysm ve Even in his youth kaydedildi

                  17-04-1991 Nirvana ilk defa Smells Like Teen Spirit'i çaldı

                  30-04-1991 Nirvana resmen Geffen Records'la anlaşma imzaladı

                  ??-05-1991 Nevermind kaydedilmeye başlandı

                  ??-08-1991 Avrupa turnesi başladı

                  ??-08-1991 Smells Like Teen Spirit'e klip çekildi

                  13-09-1991 Nevermind albümü için bir parti düzenlendi

                  20-09-1991 Nevermind turu Toronto'da başladı

                  24-09-1991 Nevermind albümü yayınlandı ve listelere 144 sıradan giriş yaptı

                  25-10-1991 Kurt ve Krist ,Headbangers Ball programına çıktılar

                  02-11-1991 Nevermind için Avrupa turu Bristol-İngiltere'de başladı

                  19-11-1991 Roma konseri

                  ??-12-1991 Pearl Jam ve Red Hot Chili Peppers'la birlikte küçük bir Amerika turnesi

                  10-01-1992 Nirvana MTV stüdyolarında çaldı

                  11-01-1992 Nirvana Saturday Night Live'de çaldı

                  ??-01-1992 Hormoaning Avustralya ve Japonya'da yayınlandı

                  24-01-1992 Nirvana Dünya turnesine çıktı

                  ??-02-1992 Come As You Are'ın klibi çekildi

                  24-02-1992 Kurt Cobain-Courtney Love ile Waikiki-Hawaii 'de evlendi

                  22-06-1992 Kurt,Belfast'da mide problemleri yüzünden hastaneye kaldırıldı

                  21-07-1992 Lithium single'ı Nevermind albümünün şarkı sözlerinin bulunduğu bir paketle satışa sunuldu

                  18-08-1992 Francis Bean Cobain doğdu

                  30-08-1992 Nirvana Reading Festival'da çaldı

                  ??-09-1992 Nirvana Lithium'u MTV müzik ödüllerinde çaldı ve iki ödül birden aldı

                  10-09-1992 Nirvana,NO-ON-9 BENEFIT'de çaldı

                  ??-11-1992 In Bloom klibi MTV'de hitler arasına girdi

                  15-12-1992 Incesticide yayınlandı

                  ??-03-1993 In Utero albümü iki haftada kaydedildi

                  09-04-1993 Nirvana,Bosna'da Tecavüz Kurbanlarının yararına düzenlenen bir konserde çaldı

                  ??-05-1993 Sliver'ın klibi MTV'de hitler arasına girdi

                  23-07-1993 Nirvana New York City'deki New Music Seminar'da süpriz olarak çaldı

                  ??-09-1993 Nirvana,MTV Müzik Ödülleri'nde En İyi Alternative Klip ödülünü aldı

                  14-09-1993 In Utero,Ingiltere'de yayınlandı

                  19-09-1993 Heart-Shaped Box klibi ilk kez yayınlandı

                  21-09-1993 Bir hafta gecikmeyle In Utero,Amerika'da yayınlandı

                  25-09-1993 Nirvana,Saturday Night Live'de ikinci kez çaldı

                  10-10-1993 Nirvana,In Utero'yu destek turuna çıktı

                  05-11-1993 Nirvana,New York'da Buffalo'da çaldı

                  18-11-1993 Nirvana,MTV Unplugged albümünü kaydetti

                  12-12-1993 All Apologies klibi MTV'de yayınlandı

                  16-12-1993 Nirvana Unplugged MTV'de yayınlandı

                  31-12-1993 MTV's New Years Eve Special'da Nirvana,Headlinerdı

                  06-02-1994 Nirvana,Lisbon-Portekiz'de Avrupa turnesine başladı

                  29-02-1994 The Final Nirvana şovu Münih'te gösterildi

                  04-03-1994 Kurt Cobain,koma halinde hastaneye kaldırıldı

                  05-03-1994 Kurt,komadan uyandı ve milkshake istedi

                  08-03-1994 Kurt kendi ayakları üstünde hastaneden taburcu oldu

                  08-04-1994 Kurt'ün cesedi bulundu.Üç gün önce intihar ettiği sanılıyor

                  10-04-1994 Yakma töreni gerçekleştirildi ve Courtney Love orada halkın huzurunda Kurt'ün intihar notundan işine gelen bölümleri onlara aktardı

                  ??-09-1994 Nirvana,Heart-Shaped Box için En İyi Alternatif Klip ödülünü aldı

                  01-11-1994 Nirvana MTV-Unplugged in New York,Amerika'da yayınlandı

                  15-11-1994 Nirvana:Live!Tonite!Sold Out! videosu Amerika'da yayınlandı

                  ??-12-1994 Courtney Love'ın tuttuğu özel dedektif Kurt'ün öldürüldüğünü iddia etti

                  04-07-1995 Dave Grohl'un Foo Fighters albümü yayınlandı

                  01-10-1996 From the Muddy Banks of Wishkah yayınlandı

                  20-05-1997 Dave Grohl'un ikinci Foo Fighters albümü yayınlandı

                  26-08-1997 Krist Novoselic'in kurduğu Sweet 75 grubu ilk albümünü çıkardı

                  yukarda nirvananın butun gelişimi yazılı albumlerini zaten bilirsiniz heralde

                  Yorum


                    #10
                    tr_nirvana arkadaşım çok iyi etmişsinde biz burda albüm yorumları yapıcaktık.**** bu yazıyı okuduktan sonra Nırvana nın bir albümünü tanıtırsan sevinirim.Yani ben biliyorumda başkalrıda bilsin istiyorum.

                    Yorum


                      #11
                      iced earth-alive in athens
                      jon schaffer hakimiyetindeki(diktatörde denebilir) grup şu kadroyla çıktı atina konserine:
                      jon schaffer-ritm gitar
                      larry tarnowski-lead
                      jimmy mcdonough-bass
                      brent smedley-davul
                      matt barlow-vokal(aah ah gitti dağ gibi matt im)
                      bu konserde 30 parça çaldılar..sanırım yapılabilecek en iyi playlist i yapmışlar!tek kelimeyle süper bir live albüm..şarkıları normalden stüdyo kayıtlarından çok çok daha hızlı çalmışlar!ve davulcuya hayran kaldım ben bu konserde!benim hayatımda dinlediğim en iyi konser albümleriden..grubun adını taşıyan iced earth şarkısının konser versiyonunu indirin ve dinleyin.. uçuruyo beni..saygılar.stay metal!

                      Yorum


                        #12
                        İce4 ilgin için teşekkürler.

                        Raven Woods - In Silent Agony" (Zoo Music) E.P.

                        Yaklaşık iki yıl oldu. Raven Woods'un bir EP yayınlayacağı haberi ilk geldiğinde sevinmiştim çünkü konserlerinden takip ettiğim ve fanı olduğum, başarılı bir Black Metal grubuydu Raven Woods. Derken EP'nin yasal olarak yayınlanacağını duyduk. Ancak zaman geçtikçe, burada tekrar bahsetmek istemediğim bir çok sorun nedeniyle EP'nin çıkışı sürekli ertelendi. Derken aradan geçen iki yıldan sonra dün (18 Eylül 2003), In Silent Agony, şık kapağıyla raflara dizildi. Müziğinin kalitesinden şüphe duymadığım için her zaman desteklediğim bir grup olmuştur Raven Woods. Beni yanıltmayıp şahane besteler sunuyorlar.

                        Intro niteliğindeki, "Visions Against The Enchanted Gate" adlı klavye ile oluşturulmuş ilk parçanın ardından "In Loneliness I Wither" adlı aşırı melankolik ve duygusal parça giriyor. Mükemmel bir atmosfer içerisinde üstün gitar taramaları ve uyumlu davul partisyonlarıyla şaheser niteliğinde bir çalışma. Vokaller için söylenecek fazla bir şey yok, zira Türkiye'nin en iyi Black Metal vokalisti olan Burak Sümer (şu an grupta değil ve Sarcophagus adındaki grubuyla çalışmakta) tüm yeteneğini ortaya dökmüş. Klavye kullanımı da yerli yerinde yapılmış, klavyenin gitarları ezmeden müziği zenginleştirmesi sağlanmış. Ağır tempoda başlayıp, sonlara doğru ipini koparan bir parça bu. Raven Woods'un bir tip parçalar yapmaktaki başarısını "The Darkest Will Rise" adlı parçada da görebilirsiniz. Rifflerin her birinin özenle seçildiği belli, zira bu parçada kötü riff yok.

                        Üçüncü parça olan Chained And Blind, yer yer Pure Black havasına giren atmosferik bir parça. Ritmler değişkenlik gösteriyor ve parçanın sıkıcı olmasını engelliyor. Burak yine vokalleriyle derin atmosferi tamamlamayı ve melankoli yaratmayı başarıyor.

                        CD'nin en melankolik ve "doom" parçası, üçüncü sıradaki Through The Templess Of Farewell. Yine hızlı ve sakin bölümler yan yana eklenerek güzel bir düzenleme yapılmış. Üçüncü dakikada olay kopuyor ve gaz bir girişle parça hız kazanıyor. Bu bölümdeki bass gitarın tek başına davulla çaldığı partisyonlar mükemmel olmuş. Bu parçayı sonuna kadar dinlediğimde eksik olan bir şeyler olduğunu farkettim. Parçayı daha da uzatsalar çok daha iyi olacakmış gibi geldi. Diğer bestelere nazaran biraz eksik gibi duruyor tüm melankolikliğine rağmen.

                        Veee son sırada, dinlediğim en iyi Raven Woods bestesi olan "The Darkest Will Rise" var. Sanırım dinleyiciye son darbeyi güçlü bir biçimde vurmak için bu parçayı sona koymuşlar. Şahane bir atmosfere sahip duygusal klavyeler ile başlayan parça bir süre bu şekilde takıldıktan sonra scream vokal ile klasik bir giriş yapıyor ve yine üst üste misantropik riffler ile senfoni başlıyor. Nakarat bölümündeki scream ve brutal vokal kullanımı süper...

                        Son parça da bittikten sonra, "keşke daha fazla parça olsaymış" tribi yapmaktan kendimi alamadım.

                        Sunum olarak ilk dikkat çeken nokta, EP'nin yanında hediye edilen grup posteri. Profesyonel bir ressam tarafından yağlıboya ile çizilmiş bir grup fotoğrafı mevcut. Grubun müziği kadar imajına ve sunum kalitesine verdiği özen, işlerine karşı olan ciddiyetlerini gösteriyor. Sekiz sayfalık renkli bookletin iç kısmını tamamen şarkı sözlerine ayırmışlar. Diğer bölümde ise parça isimleri, kayıt bilgileri, teşekkür kısmı ve yine o mükemmel grup resmi yer alıyor. Kısaca sunum çok iyi diyebiliriz.

                        Grubun şu anki kadrosunda, bu EP'de yer alan üyelerden sadece Cihan ve Ozan yer alıyor. Diğer elemanlar EP yayınlanmadan epeyce önce gruptan değişik zamanlarda ayrıldılar. Bu süre zarfında grubun gitaristi Ozan da ciddi bir kaza geçirdi ve elini gitar çalmasını imkansız kılacak biçimde zedeledi. Ancak ciddi bir azim örneği göstererek o sıralarda ayrılan davulcunun yerine kendisi geçti ve şu an görevini başarıyla yürütüyor. EP'deki kadro şu şekilde:

                        Bass: Mehmet
                        Gitar: Ozan
                        Vokal: Burak
                        Klavye: Pınar (aynı zamanda back vokal de yapıyor)
                        Davul: Oktay
                        Gitar: Cihan

                        Şu an grubu oluşturan aktüel kadro ise şöyle:

                        Vokal: Aybars Altay
                        Gitar: Cihan Engin
                        Gitar: Cihan Akün
                        Davul: Ozan Yıldırım
                        Bass: Ferhat Unsu

                        Şu an Türkiye'de Raven Woods'dan daha iyi bir Black Metal grubu göremiyorum. Çıktıkları bu uzun yolda ilk adımları olan "In Silent Agony", muhakkak dinlenilmesi gereken her yönüyle takdir edilecek bir çalışma. Aynı azimle yollarına devam etmelerini umarım. Onları önümüzdeki yıllarda dünya çapında bir grup olarak göreceğimizi tahmin ediyorum. Bunun olmaması için hiç bir neden yok. Kutlarım Raven Woods... Başarılarınızın devamı dileğiyle...

                        Yorum


                          #13
                          mors syphilitica->primrose
                          Gothic Rock tarzinda muzik yapan grubun tavsiye edebilecegim bi albumu..
                          mutlaka dinlenmesi gerekiyor abartili da bulabilirsiniz..
                          ama Lisa Hammer adli hatunun kendi gibi sesi de cok carpici..
                          Janis Joplin renginde ses dikkat ederseniz..tabi Gothic Rock uzerinde dusunmelisiniz bu sesi..
                          Beni alip goturdu daatti yani..
                          Dİnlemeniz gerek!


                          Yorum


                            #14
                            STING VE “SACRED LOVE”

                            “English Man In Newyork”’u dinlediğim anda vurulduğum ,müziğini büyük bir coşku ve heyecan içinde dinleyip, bir o kadar da saygı duyduğum “müzisyen”dir Sting. Yılların vazgeçilmezi. Günümüzde pahalı, güzel göz boyayan kuklalar yüzünden kirli bir anlama bürünmüş “popun”, aslında ne kadar yaratıcı ve büyüleyici bir müzik türü olduğunu “All This Time” albümünde kanıtladığı gibi son albümü “Sacred Love”’da da gösteriyor.
                            Sting sadece pop yapıyor desem, doğru olmayacak çünkü “Send Your Love”’da ki güzel pop ezgilerini dinlerken, birden sitar kullanıp şaşırtan Sting bunla yetinmiyor, “Never Coming Home”’da ki süper caz nameleri ile şaşırtmaya devam ediyor. Ama bu da yetmiyor, “Forget About The Future”’ı dinlerken gizli “blues”’u hissediyorsunuz, siz yavaş yavaş aslında şarkının blues olduğunu farkederken birden “caz” bir bölüm başlıyor ve bu kişi nasıl bu kadar çok müzik türünü tek bir şarkıda toplayabiliyor diye hayret ediyorsunuz. Caz, pop ve blues Sting abimizi kesmiyor. Mary J. Blige gibi güçlü bir vokalle düet yapıp, mükemmel bir R&B şarkısı olan “Whenever I Say Your Name”’i önümüze seriveriyor.
                            Bir başka şaşırtıcı şey ise teknolojinin albümde bu kadar iyi kullanılışı. Aslında elektronik sesden pek hoşlanmayan ama Pink Floyd’dan beri(Pink Floyd’a taparım) buna alışmış, hoşlanmaya başlamış ve ne gibi harikalar yaratabildiğini keşfetmiş olan ben, Sting’in “Sacred Love” albümünde bir kez daha teknolojinin marifetlerinin önünde diz çöküyorum.
                            Zaten şimdiye kadar dinleyip de beğenmediğim Sting albümü olmadıJ Adam işini biliyor. Sanırım yıllarca bizi şaşırtmaya da devam edecek. Uzun lafın kısası, kesinlikle edinilmesi gereken bir albüm. Gerçek bir müzik ziyafeti. Tüm yeniliklere açık olan müzik severlere öneririm.

                            Yorum


                              #15
                              slm millet.ben de size hayatymda dinledi?im en güzel 2 albüm olan" take off your pants and jacket" ve "blink 182" albümlerinden bahsetmek istiyorum.
                              ço?u ki?i bu adamlary dinlediklerinde "heh bu da ne?liseli seviyesinde müzik yapyyor bunlar"diyorlar.fakat hip-hop denilen kliplerinde koca gö?üslü kyzlaryn yapay kasly erkeklerin kol gezdi?i müzik(!) türünün ?u günlerde egemen oldu?u dü?ünülürse bu adamlaryn ne kadar kutsal bir i? yaptyklary belli olur.
                              özellikle son albümleri olan "blink 182" albümlerine bulunan parçalar hem sözleriyle hem de melodileriyle nasyl kaliteli müzik yapylyr konulu bi ders veriyorlar.
                              daha önceki albümlerine sürekli hayatla dalga geçen iyimser bir grup görüntüsü veren Blink 182,son albümleriyle artyk a?k acysyny da ele alyyorlar.
                              "Miss You" ve "Feeling This"parçalary favorilerim.özellikle "Miss You" gerçekten çok kaliteli bir parça.
                              ?imdi di?er internet sitelerinden alynty yaparak bu adamlaryn albümlerindeki parçalary yazyp bunlary ?unlary dinleyin demiycem.
                              çünkü zaten sizin gibi bilinçli dinleyici kesim bu albümlerin kyymetini er geç anlarsynyz.
                              beni okudu?unuz için te?ekkürler.
                              waste your hands in mine i give what i wanna yeahhh

                              Yorum

                              Unconfigured Ad Widget

                              Collapse
                              Initializing Tabs & loading Content...
                              Initializing Tabs & loading Content...

                              Trending

                              Collapse

                              Bu kriterlere uygun sonuç bulunamadı.

                              Çalışıyor...
                              X