Çoğumuz televizyonla büyüdük.Oradaki karakter belki çoğumuzda derin izler bıraktı.Bazen onlar güldük,bazen onlarla ağladık.çoğu zamana yenik düşse de tarihe isimlerini kazdılar ki zannetmiyorum ki insanlık için daha mutlu bir şey olsun. Yaz günleri boş geçireceğime hem biraz çalışayım hem de Mygitar güzel bir kaynak kazandırayım istedim.Elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışacağım.Biliyorum çok söylememe rağmen tahminen teknik mod sorunu olduğu için sinema ile ilgili bölüm hala yok ama en azından bu başlığa açmak işe yarar.Şimdilik yorum yazmıyorum sadece onları biraz olsun tanıyalım.
----------------------------------------------------------------------
Hulusi Kentmen (d. 1911, Tırnova – ö. 20 Aralık 1993), Türk sinema oyuncusudur.Deniz Astsubay olarak orduda görev aldı. Emekli olduktan sonra sinema oyunculuğuna başladı. İlk oynadığı film 1940 yılında "Sürtük" oldu. Babacan tarzı ile çoğu filmlerinde baba, komiser, bahçıvan, hakim vb. roller üstlendi, birçoğunda kendi adıyla oynadı. Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 300'e yakın filmde rol aldı.
Münir Özkul (d. 15 Ağustos 1925, İstanbul), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.İstanbul Erkek Lisesi mezunudur. Sanat hayatına Bakırköy Halkevi'nde tiyatro ile başladı. İstanbul ve Ankara'da Devlet tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nın oyunlarında rol aldı. Tiyatro Ses, Küçük Sahne gibi özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla görev aldı. Rol aldığı Fareler ve İnsanlar adlı oyunun yönetmeni Muhsin Ertuğrul ile tanıştı.[1]Ancak 1950'lerden itibaren rol almaya başladığı sinema filmleri ile asıl ününü kazandı. Özellikle 1970'lerin kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez'in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri onunla özdeşleşen Hababam Sınıfı serisindeki tatlı-sert okul müdürü Kel Mahmut tiplemesi oldu. 400'e yakın filmde rol aldı. Adile Naşit'le beraber oynadığı filmlerle Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden oldu.İlk dönem filmlerinden önemli olarak Edi ile Büdü, Halıcı Kız, Kalbimin Şarkısı, Miras Uğruna, Balıkçı Güzeli; daha sonraki dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmleri arasında Neşeli Günler, Gülen Yüzler, Gırgıriye, Görgüsüzler, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi sayılabilir. Münir Özkul, 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde görev almıştır.Televizyon dizilerinin yaygınlaştığı dönemde dizi oyunculuğundan uzak dursa da Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı. Özkul'a 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanı verildi.[2]. 1998 yılında Hamdi Alkan'ın canlandırdığı "Yarmagül" karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına çıktı.Hayatının önemli bir kısmını alkolle savaşarak geçirdi. 1990'lı yılların ortasında alkolü tamamen bıraktı.[3]Özkul dört kez evlendi ve üç çocuğu oldu.[1] İlk eşi Şadan, ikinci eşi Suna Selen, üçüncü eşi "Tophaneli Örümcek" lakaplı Yaşar ve son 27 yıldır evli olduğu eşi Umman Özkul'dur. Oyuncu ve sunucu Güner Özkul'un babasıdır. Güner Özkul'a göre babası "evlilikten korkmazdı ama boşanamamaktan korkardı".[3]Demans hastalığı ile yaşayan Özkul, 2003 yılından bu yana evinden dışarıya çıkmak ve kimseyle görüşmek istemiyor. Hastalığı yüzünden geçmişe dair birçok şeyi hatırlamıyor ve ölen arkadaşlarının yaşadıklarını sanıyor. Özkul, kendisine ait mütevazı bir evde rahat bir yaşam sürdürüyor.
Ali Şen sinemaya 1954 yılında "Ahretten Gelen Adam" filmi ile giriş yaptı.Yüzlerce filmde oynayan Şen, her rolün hakkını vererek oynadı. Komedi filmlerinden romantik filmlere her filmde rol alan oyuncu, aynı zamanda aktör Şener Şen'in babasıdır.Türk sinema izleyicisinin kalplerinde yer eden Ali Şen, 15 Aralık 1989 tarihinde vefat etti.
Asıl adı Ali Haydar Şen'dir.Aktör Ali Şen'in oğludur. Sanat hayatına tiyatro oyunculuğuyla başlamış ve sinemaya kompozisyon rolleriyle geçmiştir.1958'de Yeşil Sahne'de amatör olarak tiyatro oyunculuğuna başladı. Doğu Anadolu'nun ilçelerinden Malazgirt ilçesi Fenek Köyünde 1965-1967 yılları arasında ilkokul öğretmenliği yaptı. 1967'de İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu'na girdi. 1980 ve 1982 yılları arasında tiyatro çalışmalarını Almanya'da sürdürdü. Uzun yıllar Kemal Sunal'lı, İlyas Salman'lı filmlerin ikinci adamıydı. İlk kez 1983 yılında Şalvar Davası filminde başrolde oynadı. Çeşitli yayın organları tarafından sinemada yılın oyuncusu seçildi.Son olarak Avrupa Yakası'nda Sacit'in Gaziantap'ten gelen babası rolü için kadroya dahil olmuştur.
Asıl adı Adile Keskiner'dir. Bunun yanı sıra Adoş, Adile Ana, Masalcı Teyze diye de bilinirdi. Özgün adı ise Adela'dır. Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit'in babası ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Ermeni tiyatro oyuncusu Amelya Hanım'dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950'de evlendiği eşi Ziya Keskiner'de tiyatro sanatçısıdır. Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz'ın ünlü eseri Hababam Sınıfı'ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar, Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki "Anne" rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987'de doğduğu şehir olan İstanbul'da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yumdu.İstanbul Karacaahmet mezarlığında Eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner ile birlikte yatmaktadır.Oyunlarında ve sinema filmlerinde canlandırdığı basit, saf, iyi yürekli kadın tiplemesi ve kendine has üslûbu ile kahkahası onu Türk Sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirmiştir.Babası öldükten sonra okulunu bırakan Adile Naşit 14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatroları, Çocuk Tiyatrosu'na girdi. Halide Pişkin'in grubunda "Herşeyden Biraz" oyunu ile İstanbul turnesine çıkan Adile Naşit sonradan Muammer Karaca'nın tiyatrosuna girdi. 1948-1951 arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta çalıştı. Sonradan 1954'te döndüğü Muammer Karaca tiyatrosunda 1960'a kadar çalıştı. 1961'de eşi Ziya Keskiner ve ağabeyi Selim Naşit Özcan ile birlikte kurdukları Naşit Tiyatrosu dağıldıktan sonra, 1963'te girdiği "Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü" tiyatrosunda, 1975'e kadar aralıksız olarak çalıştı.Sinemaya girişi de 1947 yılında Seyfi Havaeri'nin yönettiği Yara filmiyle olmuştur ama ancak 1970'lerde filmlerde oynamaya başlamıştır. 1976'da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Hababam Sınıfı film serisindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. 1978'de Uluslararası Sanat Gösterileri'nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. Daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet'in çektiği güldürü filmlerinde oynamıştır.
Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. 1937 yılında, Siverek'in bir köyünde, Zaza bir ailenin, iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. 10 yaşındayken evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.16 Mart 1972 Mahir Çayan ı evinde saklarken Polisler Mahir Leri bulamamıs ama yılmaz güney in thkp-c ve thko ya yardım etiği evrekları görünce tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974 Eylülünde, bir cinayet olayına adı karıştı ve on dokuz yıl mahkum edildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyonetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava acıldı. İstenen ceza toplamı yüzyıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi'ne bir daha dönmeyerek yurt dışına çıktı.Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.
İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.Yılmaz Güney 1972 yılında "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevide kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık hakimini öldürmekten tutuklandı ve yargılama sonucu 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.
12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney'de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981'de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına çıktıktan sonra Duvar filmini Fransa'da çekti.
1984 mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris'te geçirdi.
Kemal Sunal 1944 yılında Malatya'nın Doğanyol ilçesinde doğdu.Vefa Lisesi'nden mezun oldu.1981 Yılında Ankara'da KKK Armoni mızıkasında vatani görevini (Askerliğini) yaptı. Sanat hayatı, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. 1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği Tatlı Dillim filmiyle sinemaya adımını attı ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.Türk sinemasında başta İnek Şaban tiplemesi olmak üzere canlandırdığı pek çok tiple sevenlerinin kalbinde taht kuran Kemal Sunal, 7'den 70'e herkesin sevgisini kazandı.Türk sinemasının en büyük komedyenlerinden biri olan Kemal Sunal, peşpeşe çevirdiği filmlerle ticari açıdan büyük başarı kazandı. Filmlerde çoğu zaman saf, şanslı ama iyi yürekli karakterlerin rollerine girdi. 1974 yılında evlendi. Ali Sunal ve Ezo Sunal adlarında, biri erkek diğeri kız iki çocuğu oldu. 1977'de Antalya Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Sunal, oyunculuğu ve özellikle değişik tiplemesiyle Türk sinemasında komedi oyunculuğuna yeni bir soluk getirdi. 1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak Show TV'de yayımlanmaya başlandı; ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Yüksek Lisans tezi komedyen kimliği ile Kemal Sunal'ın ve filmlerinin incelenmesidir. Yüksek lisans tezi 2005 yılında ailesi tarafında "TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" ismi ile kitap haline getirilip yayınlanmıştır. Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka adlı filmin çekimlerine başlamak için Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta kalkıştan hemen önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.
Sadri Alışık (d. 5 Nisan 1925, İstanbul - ö. 18 Mart 1995, İstanbul) tiyatro ve sinema oyuncusu.5 Nisan 1925 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu. Okul piyeslerinde rol aldı, tiyatroya Cağaloğlu Halk Evi'nde başladı.İstanbul Erkek Lisesi mezunudur.1946 yılında Günahsızlar adlı film ile sinemaya adım attı. Sinemada, Nejat Saydam'in yönettiği başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile birlikte yer aldığı Küçük Hanımefendi serisi ile dikkat çekti ve seyicinin beğenisini topladı.Bir çok bölümü olan Turist Ömer ve Ofsayt Osman serileri ile sinema kariyerinde zirveye ulaştı.Sadri Alışık, sinema kariyerinin yanında; bir dönem 45'lik plaklar doldurmuş ve gazinolarda çalışmış, ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımlamış ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır.18 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da ölen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi`nce her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmektedir.
Türkân Şoray, (d. 28 Haziran 1945, İstanbul). Türk sinema oyuncusu ve yönetmen. Türk sinemasında Sultan lakabıyla anılmaktadır. Fatih Kız Lisesi orta bölümünü bitirmiştir. 1960'larda sinema ile tanışmış, 1964'te 1. Antalya Film Festivali'nde "Acı Hayat" filmiyle en başarılı kadın oyuncu ödülünü almıştır.Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik'le birlikte, Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş dört önemli kadın oyuncudan biri kabul edilir. Bu dörtlü içinde, yönetmenlik de yapmış tek oyuncudur.90'lı yıllarla birlikte, TV çalışmalarına da ağırlık vermeye başlamıştır. Yaptığı bu çalışmalardan en çok ses getiren ve uzun ömürlü olanları, İkinci Bahar ve Tatlı Hayat olmuştur.Tiyatro oyuncusu Cihan Ünal ile 1983'te evlenmiş 1987'de ayrılmış ve bu evlilikten Yağmur adlı bir kızları olmuştur. Bugüne kadar 203 filmde rol almıştır.
Tarık Akan (d. 13 Aralık 1949), Türk sinema ve dizi film oyuncusudur. Gerçek Adı Tarık Üregül[2]'dür.1971 yılında Ses dergisinin yarışmasında birinci seçildi ve Solan Bir Yaprak Gibi filmiyle oyunculuğa başladı.Yıldız Teknik Üniversitesi, Makina Mühendisliği ve Gazetecilik Enstitüsünden mezun oldu. Babası emekli albaydır. 2002 yılında "Anne kafamda bit var" isimli bir kitap çıkarmıştır. 1991 yılında daha önceleri kendisininde okuduğu Taş Özel İlkokulu yap işlet devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji kurdu. Koza eğitim hizmetlerine kattı. Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Nesin'den vakıf başkanlığını devir aldı. Sinemacılığın kötü gittiği 1975-1980'li yıllarda ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticarete devam edip Yazları fırsat bulduğunda Bodrum Akyarlar'da manço kulüp yanında taştan bir Rum evini restore edip dostlarını da ağırladığı bir yazlık haline getirdi.Anne Kafamda Bit Var adlı kitabında 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşadıklarını kaleme aldı.
1954 yılında İstanbul'da doğdu. Fatih Kız Lisesi'ni ve LCC kursunu bitirdi. 1973 yılında düzenlenen geleneksel Ses Dergisi artist yarışmasına katıldı.İlk elemelerden itibaren dikkatleri üzerinde toplayan bu yıldız adayı yarışmanın rakipsiz favorisi olarak göz dolduruyordu. Bu yıldız adayına, ortak işletme kuran, Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal ilk seçmelerden sonra göz koymuşlardı. Yıldız olacağına mutlak gözüyle bakılan bu adayın, yalnız kendi işletmelerinde çalışmalarını istiyorlardı.
Ses Dergisinin her yıl düzenlediği bu yarışmada sekiz büyük film yapım şirketi, 3 kadın, 3 erkek oyuncu adayını seçerdi. Birinci seçilen kadın ve erkek oyuncu adayının bu sekiz yapımcıya iki yıl süre ile birer film yapma mecburiyeti vardı. Bu yüzden Gülşen Bubikoğlu birinci seçilirse bu sekiz firmaya film yapma zorunluluğu doğuyordu. Diğer seçici yapım şirketleriyle film yapmaması için Bubikoğlu birinci seçilmemeliydi.Seçim gizli oyla yapılıyordu, 3 ortak yapım şirketi (Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal) Bubikoğlu'na 10 üzerinden 1 verdiler. Oylar açıldığında 55 oyla Necla Nazır birinci seçilmişti. Gülşen Bubükoğlu ikinci seçilmişti. Bu sayede, sadece bu 3 yapım şirketi ile daha yüksek ücretle kendisiyle film yapacaktı ama Gülşen Bubikoğlu'nun bunlardan haberi yoktu.Gülşen Bubikoğlu, Türker İnanoğlu'nun Bitirim Kardeşler Sosyetede (1973) filminde baş kadın rolünü oynayarak Erler Film'e ve yeşilçama merhaba dedi.Bubikoğlu, 1974 yılında Türker İnanoğlu ile birlikte kimseye haber vermeden, yalnızca bir kaç aile dostu huzurunda Kemal Utku'nun evinde evlendiler.Türker İnanoğlu ile evlendikten sonra Gülşen Bubikoğlu Erler Film'in bir numaralı kadın yıldız oyuncusu oldu ve çevirdiği filmlerle güldürüye, drama, duygusal ve hareketli filmlere yatkınlığını göstererek hem seyircinin büyük beğenisini kazandı, hem de Türk sinemasının yıldızları arasında özel bir yer edindi.28 Aralık 1977 yılında kızları Zeynep dünyaya geldi. Halen, Türker İnanoğlu ile bu mutlu evliliği devam etmektedir.
Kadir İnanır ( 15 Nisan 1949, Fatsa, Ordu) sinema oyuncusu olup aslen Sürmene'lidir.1949 yılının Ağustos sonu ve Eylül ayının ortalarında bir günde çok kalabalık bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldi.İlk ve ortaokulu Fatsa’da, liseyi İstanbul’da Haydarpaşa Lisesinde yatılı okudu.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon bölümünü bitirdi.1969 yılında bir yarışmada birinci olarak sinema hayatına başladı. Bir yıl yardımcı rollerde deneyim kazandıktan sonra hep başrollerde oynadı. İlk başrolü 1970 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filmi idi. Bu film aynı zamanda Türk Sinemasının en iyi ikililerinden biri olan Türkan Şoray- Kadir İnanır işbirliğinin de ilk filmi olarak önem taşır.
182 tane sinema filmi ve 7 tane televizyon dizisinde rol aldı.
Sinema dışındaki ilgi alanları sosyoloji, ekonomi ve siyasettir.
Özel hobisi ise kurbağa (göden) koleksiyonu yapmaktır.
Cüneyt Arkın, (gerçek adı: Fahrettin Cüreklibatur,[1]), ( d. 8 Eylül 1937 Eskişehir, Alpu, Karaçay köyü) sinema oyuncusu. Sinemada canlandırdığı Malkoçoğlu karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir. Televizyon programları sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır.Eskişehir'in Alpu ilçesine bağlı Karaçay köyünde doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı'na katılmış Hacı Yakup'tur. Aslen Kırım Tatarlarındandır. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesi'nde yapmıştır. Türk sinemasının en ünlü oyuncularından biri olan Cüneyt Arkın, üniversitede tıp öğrenimini almış,[2] askerliğini yaptığı yerde Göksel Arsoy'un başrol oynadığı bir film çekilirken yönetmenin dikkatini çekmiştir. Bir süre iş arayan Fahrettin Cüreklibatur[kaynak belirtilmeli]; yönetmenin teklifi aklına gelip oyuncu olmaya karar vermiştir. Sinema oyunculuğu yaşamına 1964'te başlamış, ve iki yıl içinde en az otuz film çevirmiştir. Yaklaşık 300 filmde oynayan Cüneyt Arkın, son yıllarda Türk televizyonunda değişik dallarda gorünmeye başlamıştır. At binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. İngiltere'de bulunduğu dönem İngiliz yapımcılar tarafından Ajan James Bond karakterini canlandırması için kendisi ile görüşülmüştür. Betül Cüreklibatur ile evlidir. Kaan ve Murat adlarında iki çocuğu vardır.
Hülya Koçyiğit, (d. 12 Aralık 1947, İstanbul). Türk sinema sanatçısı.
Bulgaristan göçmeni tüccar bir babanın üç kızından ilkidir. İstanbul ve Ankara'da ilkokula giden Koçyiğit, sanat eğitimine Ankara Devlet Konservatuarı'nın bale bölümünde başladı. Orta öğretimine eski adıyla Atatürk Kız Lisesi olan Beşiktaş Atatürk Lisesi'ne devam ederken İstanbul Şehir Tiyatroları'na girdi. Lise öğrenimini Ankara Devlet Konservatuarı tiyatro bölümünde devam ettirdi.1963 yılında ilk filmi Susuz Yaz ile sinema hayatına başlayan Hülya Koçyiğit Berlin Film Festivali'inde Türk sinemasına o güne kadar verilen en büyük ödül olan Altın Ayı ödülünü kazandı. Kültür Bakanlığı'nca yurt dışında düzenlenen "Türk Film Haftaları"'nda ülkemizi en çok temsil etmiş sinema sanatçısıdır. Halen yerli ve yabancı film festivallerinde de en çok ödül alan bayan sanatçıdır.O dönem Fenerbahçe'de futbol oynayan Selim Soydan ile evlendi. Bu evliliğinden Gülşah adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Hülya Koçyiğit'in Neslişah ve Aslışah adlarında iki torunu vardır.Filmleri Yunanistan, İran, Mısır, Lübnan, Cezayir gibi değişik ülkelerde gösterilmiştir. 1965-1974 arasında tüm filmleri Yunanistan'da sinemalarda oynatılmıştır. "Derman" 5 Kıtada oynatılan, "Kurbağalar" ise yabancı televizyon kurumlarına satılan ilk Türk filmidir.Hülya Koçyiğit, 180 kadar filmde ve 4 TV dizisinde oynamıştır. Çalıştığı yönetmenlerden bazıları, Lütfü Akad, Atıf Yılmaz, Şerif Gören, Metin Erksan, Orhan Aksoy, Memduh Ün, Ertem Eğilmez, Osman Seden ve Halit Refiğ'dir.
1991 yılında Devlet Sanatçısı seçilmiştir. 1991-1992'de kurucusu olduğu SO-DER'e başkan seçilmiştir. Bu görevi 4 yıl sürdürmüştür; halen yönetim kurulunda görev yapmaktadır.
Devamı gelecek...
----------------------------------------------------------------------
Hulusi Kentmen (d. 1911, Tırnova – ö. 20 Aralık 1993), Türk sinema oyuncusudur.Deniz Astsubay olarak orduda görev aldı. Emekli olduktan sonra sinema oyunculuğuna başladı. İlk oynadığı film 1940 yılında "Sürtük" oldu. Babacan tarzı ile çoğu filmlerinde baba, komiser, bahçıvan, hakim vb. roller üstlendi, birçoğunda kendi adıyla oynadı. Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 300'e yakın filmde rol aldı.
Münir Özkul (d. 15 Ağustos 1925, İstanbul), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.İstanbul Erkek Lisesi mezunudur. Sanat hayatına Bakırköy Halkevi'nde tiyatro ile başladı. İstanbul ve Ankara'da Devlet tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nın oyunlarında rol aldı. Tiyatro Ses, Küçük Sahne gibi özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla görev aldı. Rol aldığı Fareler ve İnsanlar adlı oyunun yönetmeni Muhsin Ertuğrul ile tanıştı.[1]Ancak 1950'lerden itibaren rol almaya başladığı sinema filmleri ile asıl ününü kazandı. Özellikle 1970'lerin kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez'in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri onunla özdeşleşen Hababam Sınıfı serisindeki tatlı-sert okul müdürü Kel Mahmut tiplemesi oldu. 400'e yakın filmde rol aldı. Adile Naşit'le beraber oynadığı filmlerle Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden oldu.İlk dönem filmlerinden önemli olarak Edi ile Büdü, Halıcı Kız, Kalbimin Şarkısı, Miras Uğruna, Balıkçı Güzeli; daha sonraki dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmleri arasında Neşeli Günler, Gülen Yüzler, Gırgıriye, Görgüsüzler, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi sayılabilir. Münir Özkul, 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde görev almıştır.Televizyon dizilerinin yaygınlaştığı dönemde dizi oyunculuğundan uzak dursa da Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı. Özkul'a 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanı verildi.[2]. 1998 yılında Hamdi Alkan'ın canlandırdığı "Yarmagül" karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına çıktı.Hayatının önemli bir kısmını alkolle savaşarak geçirdi. 1990'lı yılların ortasında alkolü tamamen bıraktı.[3]Özkul dört kez evlendi ve üç çocuğu oldu.[1] İlk eşi Şadan, ikinci eşi Suna Selen, üçüncü eşi "Tophaneli Örümcek" lakaplı Yaşar ve son 27 yıldır evli olduğu eşi Umman Özkul'dur. Oyuncu ve sunucu Güner Özkul'un babasıdır. Güner Özkul'a göre babası "evlilikten korkmazdı ama boşanamamaktan korkardı".[3]Demans hastalığı ile yaşayan Özkul, 2003 yılından bu yana evinden dışarıya çıkmak ve kimseyle görüşmek istemiyor. Hastalığı yüzünden geçmişe dair birçok şeyi hatırlamıyor ve ölen arkadaşlarının yaşadıklarını sanıyor. Özkul, kendisine ait mütevazı bir evde rahat bir yaşam sürdürüyor.
Ali Şen sinemaya 1954 yılında "Ahretten Gelen Adam" filmi ile giriş yaptı.Yüzlerce filmde oynayan Şen, her rolün hakkını vererek oynadı. Komedi filmlerinden romantik filmlere her filmde rol alan oyuncu, aynı zamanda aktör Şener Şen'in babasıdır.Türk sinema izleyicisinin kalplerinde yer eden Ali Şen, 15 Aralık 1989 tarihinde vefat etti.
Asıl adı Ali Haydar Şen'dir.Aktör Ali Şen'in oğludur. Sanat hayatına tiyatro oyunculuğuyla başlamış ve sinemaya kompozisyon rolleriyle geçmiştir.1958'de Yeşil Sahne'de amatör olarak tiyatro oyunculuğuna başladı. Doğu Anadolu'nun ilçelerinden Malazgirt ilçesi Fenek Köyünde 1965-1967 yılları arasında ilkokul öğretmenliği yaptı. 1967'de İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu'na girdi. 1980 ve 1982 yılları arasında tiyatro çalışmalarını Almanya'da sürdürdü. Uzun yıllar Kemal Sunal'lı, İlyas Salman'lı filmlerin ikinci adamıydı. İlk kez 1983 yılında Şalvar Davası filminde başrolde oynadı. Çeşitli yayın organları tarafından sinemada yılın oyuncusu seçildi.Son olarak Avrupa Yakası'nda Sacit'in Gaziantap'ten gelen babası rolü için kadroya dahil olmuştur.
Asıl adı Adile Keskiner'dir. Bunun yanı sıra Adoş, Adile Ana, Masalcı Teyze diye de bilinirdi. Özgün adı ise Adela'dır. Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit'in babası ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Ermeni tiyatro oyuncusu Amelya Hanım'dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950'de evlendiği eşi Ziya Keskiner'de tiyatro sanatçısıdır. Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz'ın ünlü eseri Hababam Sınıfı'ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar, Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki "Anne" rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987'de doğduğu şehir olan İstanbul'da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yumdu.İstanbul Karacaahmet mezarlığında Eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner ile birlikte yatmaktadır.Oyunlarında ve sinema filmlerinde canlandırdığı basit, saf, iyi yürekli kadın tiplemesi ve kendine has üslûbu ile kahkahası onu Türk Sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirmiştir.Babası öldükten sonra okulunu bırakan Adile Naşit 14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatroları, Çocuk Tiyatrosu'na girdi. Halide Pişkin'in grubunda "Herşeyden Biraz" oyunu ile İstanbul turnesine çıkan Adile Naşit sonradan Muammer Karaca'nın tiyatrosuna girdi. 1948-1951 arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta çalıştı. Sonradan 1954'te döndüğü Muammer Karaca tiyatrosunda 1960'a kadar çalıştı. 1961'de eşi Ziya Keskiner ve ağabeyi Selim Naşit Özcan ile birlikte kurdukları Naşit Tiyatrosu dağıldıktan sonra, 1963'te girdiği "Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü" tiyatrosunda, 1975'e kadar aralıksız olarak çalıştı.Sinemaya girişi de 1947 yılında Seyfi Havaeri'nin yönettiği Yara filmiyle olmuştur ama ancak 1970'lerde filmlerde oynamaya başlamıştır. 1976'da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Hababam Sınıfı film serisindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. 1978'de Uluslararası Sanat Gösterileri'nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. Daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet'in çektiği güldürü filmlerinde oynamıştır.
Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. 1937 yılında, Siverek'in bir köyünde, Zaza bir ailenin, iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. 10 yaşındayken evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.16 Mart 1972 Mahir Çayan ı evinde saklarken Polisler Mahir Leri bulamamıs ama yılmaz güney in thkp-c ve thko ya yardım etiği evrekları görünce tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974 Eylülünde, bir cinayet olayına adı karıştı ve on dokuz yıl mahkum edildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyonetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava acıldı. İstenen ceza toplamı yüzyıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi'ne bir daha dönmeyerek yurt dışına çıktı.Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.
İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.Yılmaz Güney 1972 yılında "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevide kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık hakimini öldürmekten tutuklandı ve yargılama sonucu 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.
12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney'de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981'de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına çıktıktan sonra Duvar filmini Fransa'da çekti.
1984 mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris'te geçirdi.
Kemal Sunal 1944 yılında Malatya'nın Doğanyol ilçesinde doğdu.Vefa Lisesi'nden mezun oldu.1981 Yılında Ankara'da KKK Armoni mızıkasında vatani görevini (Askerliğini) yaptı. Sanat hayatı, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. 1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği Tatlı Dillim filmiyle sinemaya adımını attı ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.Türk sinemasında başta İnek Şaban tiplemesi olmak üzere canlandırdığı pek çok tiple sevenlerinin kalbinde taht kuran Kemal Sunal, 7'den 70'e herkesin sevgisini kazandı.Türk sinemasının en büyük komedyenlerinden biri olan Kemal Sunal, peşpeşe çevirdiği filmlerle ticari açıdan büyük başarı kazandı. Filmlerde çoğu zaman saf, şanslı ama iyi yürekli karakterlerin rollerine girdi. 1974 yılında evlendi. Ali Sunal ve Ezo Sunal adlarında, biri erkek diğeri kız iki çocuğu oldu. 1977'de Antalya Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Sunal, oyunculuğu ve özellikle değişik tiplemesiyle Türk sinemasında komedi oyunculuğuna yeni bir soluk getirdi. 1990'lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak Show TV'de yayımlanmaya başlandı; ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Yüksek Lisans tezi komedyen kimliği ile Kemal Sunal'ın ve filmlerinin incelenmesidir. Yüksek lisans tezi 2005 yılında ailesi tarafında "TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" ismi ile kitap haline getirilip yayınlanmıştır. Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka adlı filmin çekimlerine başlamak için Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta kalkıştan hemen önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.
Sadri Alışık (d. 5 Nisan 1925, İstanbul - ö. 18 Mart 1995, İstanbul) tiyatro ve sinema oyuncusu.5 Nisan 1925 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu. Okul piyeslerinde rol aldı, tiyatroya Cağaloğlu Halk Evi'nde başladı.İstanbul Erkek Lisesi mezunudur.1946 yılında Günahsızlar adlı film ile sinemaya adım attı. Sinemada, Nejat Saydam'in yönettiği başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile birlikte yer aldığı Küçük Hanımefendi serisi ile dikkat çekti ve seyicinin beğenisini topladı.Bir çok bölümü olan Turist Ömer ve Ofsayt Osman serileri ile sinema kariyerinde zirveye ulaştı.Sadri Alışık, sinema kariyerinin yanında; bir dönem 45'lik plaklar doldurmuş ve gazinolarda çalışmış, ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımlamış ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır.18 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da ölen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezi`nce her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmektedir.
Türkân Şoray, (d. 28 Haziran 1945, İstanbul). Türk sinema oyuncusu ve yönetmen. Türk sinemasında Sultan lakabıyla anılmaktadır. Fatih Kız Lisesi orta bölümünü bitirmiştir. 1960'larda sinema ile tanışmış, 1964'te 1. Antalya Film Festivali'nde "Acı Hayat" filmiyle en başarılı kadın oyuncu ödülünü almıştır.Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik'le birlikte, Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş dört önemli kadın oyuncudan biri kabul edilir. Bu dörtlü içinde, yönetmenlik de yapmış tek oyuncudur.90'lı yıllarla birlikte, TV çalışmalarına da ağırlık vermeye başlamıştır. Yaptığı bu çalışmalardan en çok ses getiren ve uzun ömürlü olanları, İkinci Bahar ve Tatlı Hayat olmuştur.Tiyatro oyuncusu Cihan Ünal ile 1983'te evlenmiş 1987'de ayrılmış ve bu evlilikten Yağmur adlı bir kızları olmuştur. Bugüne kadar 203 filmde rol almıştır.
Tarık Akan (d. 13 Aralık 1949), Türk sinema ve dizi film oyuncusudur. Gerçek Adı Tarık Üregül[2]'dür.1971 yılında Ses dergisinin yarışmasında birinci seçildi ve Solan Bir Yaprak Gibi filmiyle oyunculuğa başladı.Yıldız Teknik Üniversitesi, Makina Mühendisliği ve Gazetecilik Enstitüsünden mezun oldu. Babası emekli albaydır. 2002 yılında "Anne kafamda bit var" isimli bir kitap çıkarmıştır. 1991 yılında daha önceleri kendisininde okuduğu Taş Özel İlkokulu yap işlet devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji kurdu. Koza eğitim hizmetlerine kattı. Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Nesin'den vakıf başkanlığını devir aldı. Sinemacılığın kötü gittiği 1975-1980'li yıllarda ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticarete devam edip Yazları fırsat bulduğunda Bodrum Akyarlar'da manço kulüp yanında taştan bir Rum evini restore edip dostlarını da ağırladığı bir yazlık haline getirdi.Anne Kafamda Bit Var adlı kitabında 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşadıklarını kaleme aldı.
1954 yılında İstanbul'da doğdu. Fatih Kız Lisesi'ni ve LCC kursunu bitirdi. 1973 yılında düzenlenen geleneksel Ses Dergisi artist yarışmasına katıldı.İlk elemelerden itibaren dikkatleri üzerinde toplayan bu yıldız adayı yarışmanın rakipsiz favorisi olarak göz dolduruyordu. Bu yıldız adayına, ortak işletme kuran, Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal ilk seçmelerden sonra göz koymuşlardı. Yıldız olacağına mutlak gözüyle bakılan bu adayın, yalnız kendi işletmelerinde çalışmalarını istiyorlardı.
Ses Dergisinin her yıl düzenlediği bu yarışmada sekiz büyük film yapım şirketi, 3 kadın, 3 erkek oyuncu adayını seçerdi. Birinci seçilen kadın ve erkek oyuncu adayının bu sekiz yapımcıya iki yıl süre ile birer film yapma mecburiyeti vardı. Bu yüzden Gülşen Bubikoğlu birinci seçilirse bu sekiz firmaya film yapma zorunluluğu doğuyordu. Diğer seçici yapım şirketleriyle film yapmaması için Bubikoğlu birinci seçilmemeliydi.Seçim gizli oyla yapılıyordu, 3 ortak yapım şirketi (Erler Film - Türker İnanoğlu, Arzu Film - Ertem Eğilmez, Akün Film - İrfan Ünal) Bubikoğlu'na 10 üzerinden 1 verdiler. Oylar açıldığında 55 oyla Necla Nazır birinci seçilmişti. Gülşen Bubükoğlu ikinci seçilmişti. Bu sayede, sadece bu 3 yapım şirketi ile daha yüksek ücretle kendisiyle film yapacaktı ama Gülşen Bubikoğlu'nun bunlardan haberi yoktu.Gülşen Bubikoğlu, Türker İnanoğlu'nun Bitirim Kardeşler Sosyetede (1973) filminde baş kadın rolünü oynayarak Erler Film'e ve yeşilçama merhaba dedi.Bubikoğlu, 1974 yılında Türker İnanoğlu ile birlikte kimseye haber vermeden, yalnızca bir kaç aile dostu huzurunda Kemal Utku'nun evinde evlendiler.Türker İnanoğlu ile evlendikten sonra Gülşen Bubikoğlu Erler Film'in bir numaralı kadın yıldız oyuncusu oldu ve çevirdiği filmlerle güldürüye, drama, duygusal ve hareketli filmlere yatkınlığını göstererek hem seyircinin büyük beğenisini kazandı, hem de Türk sinemasının yıldızları arasında özel bir yer edindi.28 Aralık 1977 yılında kızları Zeynep dünyaya geldi. Halen, Türker İnanoğlu ile bu mutlu evliliği devam etmektedir.
Kadir İnanır ( 15 Nisan 1949, Fatsa, Ordu) sinema oyuncusu olup aslen Sürmene'lidir.1949 yılının Ağustos sonu ve Eylül ayının ortalarında bir günde çok kalabalık bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldi.İlk ve ortaokulu Fatsa’da, liseyi İstanbul’da Haydarpaşa Lisesinde yatılı okudu.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon bölümünü bitirdi.1969 yılında bir yarışmada birinci olarak sinema hayatına başladı. Bir yıl yardımcı rollerde deneyim kazandıktan sonra hep başrollerde oynadı. İlk başrolü 1970 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filmi idi. Bu film aynı zamanda Türk Sinemasının en iyi ikililerinden biri olan Türkan Şoray- Kadir İnanır işbirliğinin de ilk filmi olarak önem taşır.
182 tane sinema filmi ve 7 tane televizyon dizisinde rol aldı.
Sinema dışındaki ilgi alanları sosyoloji, ekonomi ve siyasettir.
Özel hobisi ise kurbağa (göden) koleksiyonu yapmaktır.
Cüneyt Arkın, (gerçek adı: Fahrettin Cüreklibatur,[1]), ( d. 8 Eylül 1937 Eskişehir, Alpu, Karaçay köyü) sinema oyuncusu. Sinemada canlandırdığı Malkoçoğlu karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir. Televizyon programları sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır.Eskişehir'in Alpu ilçesine bağlı Karaçay köyünde doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı'na katılmış Hacı Yakup'tur. Aslen Kırım Tatarlarındandır. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesi'nde yapmıştır. Türk sinemasının en ünlü oyuncularından biri olan Cüneyt Arkın, üniversitede tıp öğrenimini almış,[2] askerliğini yaptığı yerde Göksel Arsoy'un başrol oynadığı bir film çekilirken yönetmenin dikkatini çekmiştir. Bir süre iş arayan Fahrettin Cüreklibatur[kaynak belirtilmeli]; yönetmenin teklifi aklına gelip oyuncu olmaya karar vermiştir. Sinema oyunculuğu yaşamına 1964'te başlamış, ve iki yıl içinde en az otuz film çevirmiştir. Yaklaşık 300 filmde oynayan Cüneyt Arkın, son yıllarda Türk televizyonunda değişik dallarda gorünmeye başlamıştır. At binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. İngiltere'de bulunduğu dönem İngiliz yapımcılar tarafından Ajan James Bond karakterini canlandırması için kendisi ile görüşülmüştür. Betül Cüreklibatur ile evlidir. Kaan ve Murat adlarında iki çocuğu vardır.
Hülya Koçyiğit, (d. 12 Aralık 1947, İstanbul). Türk sinema sanatçısı.
Bulgaristan göçmeni tüccar bir babanın üç kızından ilkidir. İstanbul ve Ankara'da ilkokula giden Koçyiğit, sanat eğitimine Ankara Devlet Konservatuarı'nın bale bölümünde başladı. Orta öğretimine eski adıyla Atatürk Kız Lisesi olan Beşiktaş Atatürk Lisesi'ne devam ederken İstanbul Şehir Tiyatroları'na girdi. Lise öğrenimini Ankara Devlet Konservatuarı tiyatro bölümünde devam ettirdi.1963 yılında ilk filmi Susuz Yaz ile sinema hayatına başlayan Hülya Koçyiğit Berlin Film Festivali'inde Türk sinemasına o güne kadar verilen en büyük ödül olan Altın Ayı ödülünü kazandı. Kültür Bakanlığı'nca yurt dışında düzenlenen "Türk Film Haftaları"'nda ülkemizi en çok temsil etmiş sinema sanatçısıdır. Halen yerli ve yabancı film festivallerinde de en çok ödül alan bayan sanatçıdır.O dönem Fenerbahçe'de futbol oynayan Selim Soydan ile evlendi. Bu evliliğinden Gülşah adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Hülya Koçyiğit'in Neslişah ve Aslışah adlarında iki torunu vardır.Filmleri Yunanistan, İran, Mısır, Lübnan, Cezayir gibi değişik ülkelerde gösterilmiştir. 1965-1974 arasında tüm filmleri Yunanistan'da sinemalarda oynatılmıştır. "Derman" 5 Kıtada oynatılan, "Kurbağalar" ise yabancı televizyon kurumlarına satılan ilk Türk filmidir.Hülya Koçyiğit, 180 kadar filmde ve 4 TV dizisinde oynamıştır. Çalıştığı yönetmenlerden bazıları, Lütfü Akad, Atıf Yılmaz, Şerif Gören, Metin Erksan, Orhan Aksoy, Memduh Ün, Ertem Eğilmez, Osman Seden ve Halit Refiğ'dir.
1991 yılında Devlet Sanatçısı seçilmiştir. 1991-1992'de kurucusu olduğu SO-DER'e başkan seçilmiştir. Bu görevi 4 yıl sürdürmüştür; halen yönetim kurulunda görev yapmaktadır.
Devamı gelecek...


Yorum