bu hikaye ile konu çok farklı şeyler
onda hemfikir olalım
aslında hata bizde
şöyle ki: müziği yapan insanın kişiliğinin, hayatının, karakterinin, düşüncelerinin müziği dinleyip dinlememe tercihimize ve o müziğe bakış açımıza etki edebiliyor oluşu.
genelde bu olaya eğilimlerine göre üçe ayrılıyor insanlar: bir uçta yapılan müziği dinlerken tamamen onu yaratandan ve kimliğinden bağımsız olarak ele alabilenler, diğer uçta sanatçının kimliğinin dinlediği müzik üzerinde çok radikal etkisi olanlar ve bu ikisinin arasında bi yerlerde olan, müzisyenin kimliğiyle de ilgilenen ancak bunun dinlediği müzik üzerinde kökten etkileri olmasını engelleyebilecek iradeye sahip olanlar (belki de kökten etki yaratacak iradeye sahip olmayanlar? aniden bi kenara atamayanlar? hmm..).
türkiyede bunun tartışması en çok system of a down ile ilgili yapılmıştır heralde. bi tarafta "ben beğeniyorum yaptıkları müziği, görüşleri beni ilgilendirmiyor"cularla diğer tarafta "sözde ermeni soykırımı propagandası yapan grubu dinlemem arkadaş"çılar şeklinde saflara ayrılıyor herkes. görüşlerinden bağımsız olarak da günden güne hakkında daha fazla olumlu düşünce beslediğim bu grubu ve hakkındaki sığ tartışmayı sktiredelim şimdilik, verebileceğimiz onlarca örnek varken..
mesela morrissey.. abidik gubidik politik görüşleri olduğunu öğrenmeden evvel de dinliyodum bu adamı, daha doğrusu the smiths'i, sonrasında da dinlemeye devam ettim, ama aklımın bi köşesinde de o gerçekle birlikte... ilginç olan, bazı durumlarda o gerçeğin orda bulunmasının bizi o adamın yaptığı müzikten soğutmak yerine, adamın temsil ettiği görüşe karşı daha bir empati ile yaklaşabilmesine yardım etmesi.. yıllarca dinlediğimiz sesi bi kenara atmak yerine anlamaya çalışıyoruz, bu günlük hayatımıza da yansıyosa oh, süperiz. iyilik meleeyiz.
yine de damon albarn'a kıl olmuyor değilim bikaç senedir mesela, veya paul mccartney'nin en az sevdiğim (sevmediğim değil) beatle olması bir rastlantı değil.
bilmem anlatabiliyor muyum?
(burda her şeye laf yetiştiren kapalı algı sahipleri vardı. terk-i diyar mı eylediler sevdiceklerim?)
Düzenleyen - unholy on 18/02/2007 14:42:19
onda hemfikir olalım
aslında hata bizde
şöyle ki: müziği yapan insanın kişiliğinin, hayatının, karakterinin, düşüncelerinin müziği dinleyip dinlememe tercihimize ve o müziğe bakış açımıza etki edebiliyor oluşu.
genelde bu olaya eğilimlerine göre üçe ayrılıyor insanlar: bir uçta yapılan müziği dinlerken tamamen onu yaratandan ve kimliğinden bağımsız olarak ele alabilenler, diğer uçta sanatçının kimliğinin dinlediği müzik üzerinde çok radikal etkisi olanlar ve bu ikisinin arasında bi yerlerde olan, müzisyenin kimliğiyle de ilgilenen ancak bunun dinlediği müzik üzerinde kökten etkileri olmasını engelleyebilecek iradeye sahip olanlar (belki de kökten etki yaratacak iradeye sahip olmayanlar? aniden bi kenara atamayanlar? hmm..).
türkiyede bunun tartışması en çok system of a down ile ilgili yapılmıştır heralde. bi tarafta "ben beğeniyorum yaptıkları müziği, görüşleri beni ilgilendirmiyor"cularla diğer tarafta "sözde ermeni soykırımı propagandası yapan grubu dinlemem arkadaş"çılar şeklinde saflara ayrılıyor herkes. görüşlerinden bağımsız olarak da günden güne hakkında daha fazla olumlu düşünce beslediğim bu grubu ve hakkındaki sığ tartışmayı sktiredelim şimdilik, verebileceğimiz onlarca örnek varken..
mesela morrissey.. abidik gubidik politik görüşleri olduğunu öğrenmeden evvel de dinliyodum bu adamı, daha doğrusu the smiths'i, sonrasında da dinlemeye devam ettim, ama aklımın bi köşesinde de o gerçekle birlikte... ilginç olan, bazı durumlarda o gerçeğin orda bulunmasının bizi o adamın yaptığı müzikten soğutmak yerine, adamın temsil ettiği görüşe karşı daha bir empati ile yaklaşabilmesine yardım etmesi.. yıllarca dinlediğimiz sesi bi kenara atmak yerine anlamaya çalışıyoruz, bu günlük hayatımıza da yansıyosa oh, süperiz. iyilik meleeyiz.
yine de damon albarn'a kıl olmuyor değilim bikaç senedir mesela, veya paul mccartney'nin en az sevdiğim (sevmediğim değil) beatle olması bir rastlantı değil.
bilmem anlatabiliyor muyum?
(burda her şeye laf yetiştiren kapalı algı sahipleri vardı. terk-i diyar mı eylediler sevdiceklerim?)
Düzenleyen - unholy on 18/02/2007 14:42:19




Yorum