Bir kaç yerde tartışıldığını gördüm ve değinmek istedim. Mesele şu, bazı sözüm ona yapımcılar, piyasadan ucuz çin malı kemanları alıp, verniğini klavyesini değiştirip fahiş fiyatlardan el yapımı diye piyasaya sürüyorlarmış.
Hiç de ahlaki olmayan bu tutumun hem gerçek yapımcılara hem de kemancılara zarar verdiği düşüncesiyle konuyu ele almak istedim.
Peki keman revize (yenileme) nasıldır ve ne gibi sorunlara gebedir?
Kemanın dış görünümünü verniğini değiştirmek, sese etki edebilir ama yapısal sorunlarına çözüm üretmez... Hazır kemanlarda sentetik vernik kullanılmaktadır. Sentetik vernik dayanımı yüksek ve sert bir verniktir... Keman üzerindeki titreşim modlarını olumsuz etkiler... Sesin çeyrek ya da yarı oranda surdinli gibi çıkmasına neden olabilir hatta...
Gerçek el yapımı bir kemanda sentetik vernik kullanılmaz. Diğer vernikler kullanılır. Bunlar:
Alkol ve gomalaktan elde edilen vernik, kolay, ucuz ve organik olması açısından enstrümana dost bir verniktir. İdeal kalınlığı, tonu ve kıvamı bulmak zor olabilir. Kuruması zaman alır, sıcakla arası iyi değildir... Kaliteli bir uygulamada 35-45 kat uygulanması söz konusudur.... (Sadece sabah akşam uygulandığını düşünecek olursak iki aydan fazla sürebilir) Bununla birlikte akışkanlığını yıllarca koruyabilir, bu da verniğin asıl formunu kazanmasının bir kaç yıl sürebileceği demektir, bundan önceki sürelerde kazınması, kalkması veya hasar görmesi çok kolaydır. (Kuruma süresi içindeki elementlere göre fazlaca değişiklik gösterir.)
Bu vernik tipinin dışında oldukça pahalı olan yağlı vernikler yapmak da mümkündür. En yaygın olanı mastik sakızdan yapılanıdır ki bir kilo mastik 500ytl civarındadır... Süzme ve elde etme işleminde bir kilo rahatlıkla harcanabilir, oldukça ince ama rezonansı düşürmeyen ve inceliğine rağmen oldukça verimli bir verniktir. Uygulanması ve hazırlanması çok zahmetlidir. Güzel sonuçları elde etmek kolay değildir. Yüzey temizliği çok önemlidir. Türkiyede keman için uygun görülen fiyatlar dikkate alındığında bu pahalı verniğe kalkan yapımcı yok gibidir.
Değişik bileşik ve elementlerin kullanıldığı silikat tabanlı vernikler de mevcuttur, uygulanışı ve yapılışı kolaydır ama bileşiklerin temini oldukça zordur. Kimya laboratuvarları bile yardımcı olmayabilir. Haftalarca "Alüminyum potasyum sülfat" aradığımı bilirim, bunun bildiğimiz şap olduğunu öğrenmem neredeyse iki ay sürdü. Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkün, titanyum dioksit, sarı demir oksit, manganez sülfat falan filan.... (Bu ürünleri küçük parçalar halinde satmıyorlar, bir litre bir kilogram gibi ölçülerde satıldığında mastik masrafını geçebiliyor.)


Ayrıca verniğin amacının kemanı korumak olduğunu biliyoruz. Fotoğraflarda ısıya gösterdikleri tepkiyi net görebilirsiniz. Sentetik vernik kendini bile koruyamaz durumda gördüğünüz gibi.
Keman Yenilemede Titreşim Sorunları:
Sesin oluşumunu etkileyen faktörler dikkate alındığında candireği, basbalkon, yanlıklar, mukavemet çıtaları, kapak incelikleri, bombe yüksekliklerinin hepsinin standart ölçülerde bulunması istenir. Can direği ve basbalkona değinmeyeceğim.
Yanlıklar: Pek önemli değil gibi görünsede keman inşasının temelini yanlıklar oluşturur. Temizliği ve kalınlığı sesle ilgili, kesimi, bükümü estetikle ilgili, sağlamlığı kemanın dayanımı ile ilgilidir. Fabrika kemanlarında yanlıklar makinelerde hızlı bir biçimde işlenir ve kalınlıkta olması gereken ölçülere dikkat edilmez. En ideal kalınlık 1,2mmdir. Üstü ve altı seste ciddi sorunlar oluşturur.

Mukavemet çıtaları: Hazır kemanlarda çok önemsenmese de kemanın dayanımını yükseltmesi açısından önemlidir. Kemanın dayanımını yükseltmek için sesi de bozmamak gerekir. Bu hassas dengeyi iyi kurmak gerekir... Hazır kemanlarda uyduruk bir şerit çekilir, ne dayanıma etkisi vardır ne de estetikdir. (Keman içinin estetiği çalan açısından önem taşımayabilir ama yapımcının kimliği kemanın içinde yer alır... Karalamalar, kalem izleri, bozuk yüzeyler kemanın içinde kalır ancak yapımcının da adını kirletir. Kemanın dışı nasıl verniğe hazırlanırken pürüzsüz ve temizse içinin de aynı olması gerekir. Bazen can direği konumu için çizilen ufak bir çizgi bile yapımcının değerini düşürebilir, değil ki diğer özensizlikler.)
Flatolar: Hem estetik hem de dayanım açısından önemlidir. Flato derinliği fazla olmamalı, flatolar kalkacak kadar da yüksel kalmamalı. Flato keman kapaklarının çarpmalar sonucu (akord edilmiş bir kemanda kapaklardaki oluşan gerilim de dikkate alındığında) kapakların kırılmasına engel olmak için bir tampon niteliği taşır. Çarpma etkisinin ilk emilmesini ve kapakların korunmasını sağlar. Ayrıca kemana estetik kazandırdığı da ortadadır. Flato derinliği fazla kemanlarda kapakların dayanımı fazlaca düşer....


Kırılma, çatlama özellikle de fotoğrafta göründüğü gibi topukta kopmalara yol açabilir. Ayrıca hazır kemanların saptaki yapışma noktaları yine fotoğrafta görüleceği gibi işlenmez pek, doğal olarak tutkalın kendini bırakması mümkündür. Tekrar yapıştırmalarda da ilk yapıştırmadaki verim alınamayabilir. Ayrıca sapın sökülerek işlenmesi sap boyunun kısalmasına yol açar ki bu da tel boyu, diyapozan noktası ve klavyedeki parmak konumları oranlarına zarar verir. Ve yine çok sık gördüğüm bir durumdur sap keman gövdesine minimum 6mm girmelidir, ancak 5, 4 hatta 3,5mm bile gördüğüm oldu.

Keman kapaklarındaki kalınlıklar, ince kenarlı bir mercek gibi düşünülebilir. Ayrıca a ve c noktasındaki inceliklerin bir tür oranı söz konusudur... Çeşitli oranlarla bu incelikler oluşturulur. a kısmındaki incelikler c'ye göre 0,01-0,1-0,2mm arasında daha azdır. Ayrıca tüm ölçülerin eksene göre simetrik olması gerekir.

ff delikleri: Bu deliklerin büyüklüğü, iç kısımdaki açıları sese tahmin edemeyeceğiniz kadar değişiklik katar. Bir bantla delikleri kapattığınızda sesteki değişimi net bir şekilde duyarsınız. Doğal olarak sadece bir şekil gibi gelse de titreşimin oluşturduğu havanın çıkışına etkisi düşünüldüğünde bu deliklerin önemi tartışılmaz.
Tutkal: Yüz yıllar boyu günümüze kadar gelmiş kemanların hiç birinde metal bir aksam yok ağaçları bir arada tutan. Tutkalın ağaca kardeş ve güçlü olması gerekir uzun yıllar söz konu olduğunda. Hazır kemanlarda sentetik tutkallar kullanılır. Dayanımı düşüktür, ağacın tüm micro gözeneklerini kapattığı için ve titreşim modlarına zarar verdiği için kesinlikle tavsiye edilmez. Tavşan ya da boncuk tutkal denen, organik tutkallar bu iş için en uygun tutkallardır ancak, sentetik tutkal üzerine uygulamalardan verim alınamaz. Boncuk tutkal 65 C derecelik ısıda ve ısıtılmış ve pürüzsüz yüzeylere uygulanır. Sekiz saat gibi bir sürede yapışma sağlar ve zamanla sağlamlaşır. Sertleşmesi kırılganlığını artırır ancak havada nem bu tutkalın organik olması sonucu emilmesini tutkalın esnek kalmasını sağlar. Fazla nem söz konusu olduğunda kemanın sigortası olan kapaklar (alt kısımlar) açılabilir. Tekrar yapıştırılması hem kolay hem de zamanla aynı sonucu verir... Tutkalın çok sağlam olması gerektiği düşünülebilir ancak çok sağlam yapışmalar da kemana zarar verebilir. Kapak yüzeyindeki zamanla oluşabilecek gerilimler alt kenarlardaki tutkal kendini bırakmazsa kapağın çatlamasına neden olabilir. Yine aynı sebeple kullanılan çeneliğin kuyruk üstü vidalanan çenelik olması mantıklıdır. Kapakların alt dairesinin yapışma kenarları -bence- serbest kalmalı ve yapıştırırken çok sıkıştırılmamalıdır.
Sap: Uzun süredir kafamı karıştıran bir konu, ilgisiz ama paylaşmak istiyorum. Kemanın tam akord edildiğinde gövde üzerine kaç kilo gramlık bir baskı oluşturduğu konusunda net bilgiler yok. 42 ile 12 kg arasında ölçüler verilmektedir. Ayrıca teller sapa ne kadarlık bir çekme kuvvet uygulamaktadır? Saptaki eğim ve tel boyunda gerçekleşen eğimler bu çekme kuvvetinin kaçta kaçını düşürmektedir? Tutkal ve yapışma yüzeyi genişliği arasında nasıl bir oran vardır? Tüm bunları akademik bir tez konusu haline getirdiğimde kafamdaki birçok soruya yanıt bulmuş olacağım.
Özetle keman revize konusuna sıcak bakmıyorum. Özellikle fabrika kemanlarında işleme esnasında ağaç yüzeyinde oluşan yüksek sıcaklıkların ağacın dokusuna ve direkt olarak sese zarar verdiğini düşünüyorum. Ağacın doğal dokusunu korumasından yanayım o nedenle zımparalarken bile ağaç yüzeylerinde belirgin sıcaklıkların oluşmasına engel olabilmek için aynı yüzeyde devam etmem. Ha ben keman revize etmiyor sadece yapıyorum, hangi keman daha verimlidir? Bu sorunun cevabı belirsizdir. Bu iş tamamen şans işidir. Uğraşıyoruz, çalışıyoruz mükemmel kemanlar mı çıktı ortaya.... Hayır ama kendim için söylüyorum ömrüm oldukça hayalini ettiğim mükemmelliğe ulaşmak için elimden geleni yapıyorum. Bence bu iş keman çalmak gibi bir tutkudur ve peşinden gittikçe ilerlemek söz konusudur.
Diğer taraftan bunları bilmenin ne gibi bir faydası var diyebilirsiniz. Keman almayı düşünen kişilerin ne gibi bir kemanla karşılaştıklarını anlamalarına yardımcı olabilir diye düşündüm. Diğer taraftan keman yenileme tekniği ile el yapımı keman satıyorum mantığındaki kişilerin piyasaya vermiş oldukları zararı görmenizi de istedim. En azından kalite farkının anlaşılması iyi olacaktır.
Keman alacakların kemandan ve özellikle de yapımından anlayan birilerinin rehberliğinden yararlanması mantıklıdır. Şarlatanların tuzağına düşmeyiniz.
Not: Fotoğraflar 1995 fabrika yapımı çin malı bir kemana ait.
Sabrınıza teşekkürler.
Hiç de ahlaki olmayan bu tutumun hem gerçek yapımcılara hem de kemancılara zarar verdiği düşüncesiyle konuyu ele almak istedim.
Peki keman revize (yenileme) nasıldır ve ne gibi sorunlara gebedir?
Kemanın dış görünümünü verniğini değiştirmek, sese etki edebilir ama yapısal sorunlarına çözüm üretmez... Hazır kemanlarda sentetik vernik kullanılmaktadır. Sentetik vernik dayanımı yüksek ve sert bir verniktir... Keman üzerindeki titreşim modlarını olumsuz etkiler... Sesin çeyrek ya da yarı oranda surdinli gibi çıkmasına neden olabilir hatta...
Gerçek el yapımı bir kemanda sentetik vernik kullanılmaz. Diğer vernikler kullanılır. Bunlar:
Alkol ve gomalaktan elde edilen vernik, kolay, ucuz ve organik olması açısından enstrümana dost bir verniktir. İdeal kalınlığı, tonu ve kıvamı bulmak zor olabilir. Kuruması zaman alır, sıcakla arası iyi değildir... Kaliteli bir uygulamada 35-45 kat uygulanması söz konusudur.... (Sadece sabah akşam uygulandığını düşünecek olursak iki aydan fazla sürebilir) Bununla birlikte akışkanlığını yıllarca koruyabilir, bu da verniğin asıl formunu kazanmasının bir kaç yıl sürebileceği demektir, bundan önceki sürelerde kazınması, kalkması veya hasar görmesi çok kolaydır. (Kuruma süresi içindeki elementlere göre fazlaca değişiklik gösterir.)
Bu vernik tipinin dışında oldukça pahalı olan yağlı vernikler yapmak da mümkündür. En yaygın olanı mastik sakızdan yapılanıdır ki bir kilo mastik 500ytl civarındadır... Süzme ve elde etme işleminde bir kilo rahatlıkla harcanabilir, oldukça ince ama rezonansı düşürmeyen ve inceliğine rağmen oldukça verimli bir verniktir. Uygulanması ve hazırlanması çok zahmetlidir. Güzel sonuçları elde etmek kolay değildir. Yüzey temizliği çok önemlidir. Türkiyede keman için uygun görülen fiyatlar dikkate alındığında bu pahalı verniğe kalkan yapımcı yok gibidir.
Değişik bileşik ve elementlerin kullanıldığı silikat tabanlı vernikler de mevcuttur, uygulanışı ve yapılışı kolaydır ama bileşiklerin temini oldukça zordur. Kimya laboratuvarları bile yardımcı olmayabilir. Haftalarca "Alüminyum potasyum sülfat" aradığımı bilirim, bunun bildiğimiz şap olduğunu öğrenmem neredeyse iki ay sürdü. Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkün, titanyum dioksit, sarı demir oksit, manganez sülfat falan filan.... (Bu ürünleri küçük parçalar halinde satmıyorlar, bir litre bir kilogram gibi ölçülerde satıldığında mastik masrafını geçebiliyor.)


Ayrıca verniğin amacının kemanı korumak olduğunu biliyoruz. Fotoğraflarda ısıya gösterdikleri tepkiyi net görebilirsiniz. Sentetik vernik kendini bile koruyamaz durumda gördüğünüz gibi.
Keman Yenilemede Titreşim Sorunları:
Sesin oluşumunu etkileyen faktörler dikkate alındığında candireği, basbalkon, yanlıklar, mukavemet çıtaları, kapak incelikleri, bombe yüksekliklerinin hepsinin standart ölçülerde bulunması istenir. Can direği ve basbalkona değinmeyeceğim.
Yanlıklar: Pek önemli değil gibi görünsede keman inşasının temelini yanlıklar oluşturur. Temizliği ve kalınlığı sesle ilgili, kesimi, bükümü estetikle ilgili, sağlamlığı kemanın dayanımı ile ilgilidir. Fabrika kemanlarında yanlıklar makinelerde hızlı bir biçimde işlenir ve kalınlıkta olması gereken ölçülere dikkat edilmez. En ideal kalınlık 1,2mmdir. Üstü ve altı seste ciddi sorunlar oluşturur.

Mukavemet çıtaları: Hazır kemanlarda çok önemsenmese de kemanın dayanımını yükseltmesi açısından önemlidir. Kemanın dayanımını yükseltmek için sesi de bozmamak gerekir. Bu hassas dengeyi iyi kurmak gerekir... Hazır kemanlarda uyduruk bir şerit çekilir, ne dayanıma etkisi vardır ne de estetikdir. (Keman içinin estetiği çalan açısından önem taşımayabilir ama yapımcının kimliği kemanın içinde yer alır... Karalamalar, kalem izleri, bozuk yüzeyler kemanın içinde kalır ancak yapımcının da adını kirletir. Kemanın dışı nasıl verniğe hazırlanırken pürüzsüz ve temizse içinin de aynı olması gerekir. Bazen can direği konumu için çizilen ufak bir çizgi bile yapımcının değerini düşürebilir, değil ki diğer özensizlikler.)
Flatolar: Hem estetik hem de dayanım açısından önemlidir. Flato derinliği fazla olmamalı, flatolar kalkacak kadar da yüksel kalmamalı. Flato keman kapaklarının çarpmalar sonucu (akord edilmiş bir kemanda kapaklardaki oluşan gerilim de dikkate alındığında) kapakların kırılmasına engel olmak için bir tampon niteliği taşır. Çarpma etkisinin ilk emilmesini ve kapakların korunmasını sağlar. Ayrıca kemana estetik kazandırdığı da ortadadır. Flato derinliği fazla kemanlarda kapakların dayanımı fazlaca düşer....


Kırılma, çatlama özellikle de fotoğrafta göründüğü gibi topukta kopmalara yol açabilir. Ayrıca hazır kemanların saptaki yapışma noktaları yine fotoğrafta görüleceği gibi işlenmez pek, doğal olarak tutkalın kendini bırakması mümkündür. Tekrar yapıştırmalarda da ilk yapıştırmadaki verim alınamayabilir. Ayrıca sapın sökülerek işlenmesi sap boyunun kısalmasına yol açar ki bu da tel boyu, diyapozan noktası ve klavyedeki parmak konumları oranlarına zarar verir. Ve yine çok sık gördüğüm bir durumdur sap keman gövdesine minimum 6mm girmelidir, ancak 5, 4 hatta 3,5mm bile gördüğüm oldu.

Keman kapaklarındaki kalınlıklar, ince kenarlı bir mercek gibi düşünülebilir. Ayrıca a ve c noktasındaki inceliklerin bir tür oranı söz konusudur... Çeşitli oranlarla bu incelikler oluşturulur. a kısmındaki incelikler c'ye göre 0,01-0,1-0,2mm arasında daha azdır. Ayrıca tüm ölçülerin eksene göre simetrik olması gerekir.

ff delikleri: Bu deliklerin büyüklüğü, iç kısımdaki açıları sese tahmin edemeyeceğiniz kadar değişiklik katar. Bir bantla delikleri kapattığınızda sesteki değişimi net bir şekilde duyarsınız. Doğal olarak sadece bir şekil gibi gelse de titreşimin oluşturduğu havanın çıkışına etkisi düşünüldüğünde bu deliklerin önemi tartışılmaz.
Tutkal: Yüz yıllar boyu günümüze kadar gelmiş kemanların hiç birinde metal bir aksam yok ağaçları bir arada tutan. Tutkalın ağaca kardeş ve güçlü olması gerekir uzun yıllar söz konu olduğunda. Hazır kemanlarda sentetik tutkallar kullanılır. Dayanımı düşüktür, ağacın tüm micro gözeneklerini kapattığı için ve titreşim modlarına zarar verdiği için kesinlikle tavsiye edilmez. Tavşan ya da boncuk tutkal denen, organik tutkallar bu iş için en uygun tutkallardır ancak, sentetik tutkal üzerine uygulamalardan verim alınamaz. Boncuk tutkal 65 C derecelik ısıda ve ısıtılmış ve pürüzsüz yüzeylere uygulanır. Sekiz saat gibi bir sürede yapışma sağlar ve zamanla sağlamlaşır. Sertleşmesi kırılganlığını artırır ancak havada nem bu tutkalın organik olması sonucu emilmesini tutkalın esnek kalmasını sağlar. Fazla nem söz konusu olduğunda kemanın sigortası olan kapaklar (alt kısımlar) açılabilir. Tekrar yapıştırılması hem kolay hem de zamanla aynı sonucu verir... Tutkalın çok sağlam olması gerektiği düşünülebilir ancak çok sağlam yapışmalar da kemana zarar verebilir. Kapak yüzeyindeki zamanla oluşabilecek gerilimler alt kenarlardaki tutkal kendini bırakmazsa kapağın çatlamasına neden olabilir. Yine aynı sebeple kullanılan çeneliğin kuyruk üstü vidalanan çenelik olması mantıklıdır. Kapakların alt dairesinin yapışma kenarları -bence- serbest kalmalı ve yapıştırırken çok sıkıştırılmamalıdır.
Sap: Uzun süredir kafamı karıştıran bir konu, ilgisiz ama paylaşmak istiyorum. Kemanın tam akord edildiğinde gövde üzerine kaç kilo gramlık bir baskı oluşturduğu konusunda net bilgiler yok. 42 ile 12 kg arasında ölçüler verilmektedir. Ayrıca teller sapa ne kadarlık bir çekme kuvvet uygulamaktadır? Saptaki eğim ve tel boyunda gerçekleşen eğimler bu çekme kuvvetinin kaçta kaçını düşürmektedir? Tutkal ve yapışma yüzeyi genişliği arasında nasıl bir oran vardır? Tüm bunları akademik bir tez konusu haline getirdiğimde kafamdaki birçok soruya yanıt bulmuş olacağım.
Özetle keman revize konusuna sıcak bakmıyorum. Özellikle fabrika kemanlarında işleme esnasında ağaç yüzeyinde oluşan yüksek sıcaklıkların ağacın dokusuna ve direkt olarak sese zarar verdiğini düşünüyorum. Ağacın doğal dokusunu korumasından yanayım o nedenle zımparalarken bile ağaç yüzeylerinde belirgin sıcaklıkların oluşmasına engel olabilmek için aynı yüzeyde devam etmem. Ha ben keman revize etmiyor sadece yapıyorum, hangi keman daha verimlidir? Bu sorunun cevabı belirsizdir. Bu iş tamamen şans işidir. Uğraşıyoruz, çalışıyoruz mükemmel kemanlar mı çıktı ortaya.... Hayır ama kendim için söylüyorum ömrüm oldukça hayalini ettiğim mükemmelliğe ulaşmak için elimden geleni yapıyorum. Bence bu iş keman çalmak gibi bir tutkudur ve peşinden gittikçe ilerlemek söz konusudur.
Diğer taraftan bunları bilmenin ne gibi bir faydası var diyebilirsiniz. Keman almayı düşünen kişilerin ne gibi bir kemanla karşılaştıklarını anlamalarına yardımcı olabilir diye düşündüm. Diğer taraftan keman yenileme tekniği ile el yapımı keman satıyorum mantığındaki kişilerin piyasaya vermiş oldukları zararı görmenizi de istedim. En azından kalite farkının anlaşılması iyi olacaktır.
Keman alacakların kemandan ve özellikle de yapımından anlayan birilerinin rehberliğinden yararlanması mantıklıdır. Şarlatanların tuzağına düşmeyiniz.

Not: Fotoğraflar 1995 fabrika yapımı çin malı bir kemana ait.
Sabrınıza teşekkürler.

Yorum