Yeni Trendler
Sound Dergisi olarak Frankfurt'ta bu yıl 30.'su düzenlenen Musikmesse Fuarı'na davetli olarak katıldık. 4 gün süren ve yoğun bir maraton olarak geçen organizasyon, dünyanın en büyük iki müzik fuarından birisi olarak kabul ediliyor.
Peki bu yıla damgasını vuran ve trend haline gelen özellikler nelerdi? Öncelikle gitar endüstrisinin eski enstrümanlara olan ilgisi geçtiğimiz yıllara kıyasla son derece ön plandaydı. Firmaların yeni modellerinde bile rastlanan eskitilmiş havası, fabrikadan boyaları dökük, sigara yanıklı, solgun cilalarıyla çıkmış enstrümanlar hem tüketici hem de üreticiler arasında en çok tutulan modeller arasındaydı.
Fender firması Road Worn modelleriyle, Gibson firması 59 Les Paul Reissue model gamıyla gitar bölümünde en çok konuşulan enstrümanlar olarak dikkat çektiler. Ibanez firması Paul Gilbert imzalı yeni serisinin Avrupa lansmanını gerçekleştirirken, Jackson’dan Soloist Serisi’nin son modeli SLS3 ve Adrian Smith imzalı San Dimas DK modellerini yakından görme fırsatını yakaladık.
Beni en çok etkileyen enstrüman ise Almanya çıkışlı bir firma olan ToneHunter'ın 110 yıllık bir şövalye masasından çıkan ağaçlarla üretmiş olduğu dört farklı gitardı. Standart bir gitarın yakalaması imkansız armoniklere, sustain ve çalınabiliteye sahip bu Stratocaster klonu, tüm müzik hayatım boyunca çalmış olduğum en iyi gitarlardan birisiydi. Avrupa’lı müşterilerin de akın ettiği ToneHunter standındaki basın lansmanının bir kısmında bendenizin çalımıyla tanıtılan bu müthiş enstrümanın satış fiyatı ise performansına kıyasla son derece makul bir rakam olarak kabul edebileceğimiz 3000 Euro civarıydı. Ülkemizde çeşitli markaların sanatçı imzalı serilerinin yaklaşık aynı fiyat aralığında satıldığını hatırlatmakta fayda görüyorum.
Amplifikatör sektöründe lambalı cihazlar üzerlerine farklı özellikler eklenmiş modelleriyle yine gitar severleri büyülediler. Özellikle Mesa Boogie’nin Mark V modeli en çok denenen ve üzerinde konuşulan amplifikatörüydü. Diezel markasının yeni modelleri ve Peavey’in Joe Satriani imzalı JSX modelinin kombo versiyonları da etkileyici bulduğum diğer modeller arasındaydı. Marshall markası her yıl olduğu gibi kurucu Jim Marshall’ın konuk olduğu stantında Haze modelinin dünya lansmanını gerçekleştirdi. 15W’lık kafa kabin bir cihaz olan Haze’in bir de 40W’lık kombo modeli bulunuyor.
Bas amplifikatörlerinde ise trendin geçen yıllardan biraz daha farklı olduğunu söylemek mümkün. Geçen yıllarda süreki karşılaştığımız 4x10 ve 1x15 inçlik modellerden çok 12 inç hoparlörlere sahip modeller dikkat çekiciydi. Özellikle Markbass firması hem stand hem de sunum olarak ülkemizde daha fazla bilinen Ampeq, Hartke gibi markalarla ciddi bir rekabet içinde olduğunu ispatladı. Ülkemizde artık Do-Re müzik tarafından temsil edilen Line 6 firması ise gitar ve bas ürünlerinin dışında tanıtımını yaptığı XDR955 isimli kablosuz mikrofonu ile kullanıcılara büyük sürpriz yaptı.
Sound Dergisi olarak Frankfurt'ta bu yıl 30.'su düzenlenen Musikmesse Fuarı'na davetli olarak katıldık. 4 gün süren ve yoğun bir maraton olarak geçen organizasyon, dünyanın en büyük iki müzik fuarından birisi olarak kabul ediliyor.
Peki bu yıla damgasını vuran ve trend haline gelen özellikler nelerdi? Öncelikle gitar endüstrisinin eski enstrümanlara olan ilgisi geçtiğimiz yıllara kıyasla son derece ön plandaydı. Firmaların yeni modellerinde bile rastlanan eskitilmiş havası, fabrikadan boyaları dökük, sigara yanıklı, solgun cilalarıyla çıkmış enstrümanlar hem tüketici hem de üreticiler arasında en çok tutulan modeller arasındaydı.
Fender firması Road Worn modelleriyle, Gibson firması 59 Les Paul Reissue model gamıyla gitar bölümünde en çok konuşulan enstrümanlar olarak dikkat çektiler. Ibanez firması Paul Gilbert imzalı yeni serisinin Avrupa lansmanını gerçekleştirirken, Jackson’dan Soloist Serisi’nin son modeli SLS3 ve Adrian Smith imzalı San Dimas DK modellerini yakından görme fırsatını yakaladık.
Beni en çok etkileyen enstrüman ise Almanya çıkışlı bir firma olan ToneHunter'ın 110 yıllık bir şövalye masasından çıkan ağaçlarla üretmiş olduğu dört farklı gitardı. Standart bir gitarın yakalaması imkansız armoniklere, sustain ve çalınabiliteye sahip bu Stratocaster klonu, tüm müzik hayatım boyunca çalmış olduğum en iyi gitarlardan birisiydi. Avrupa’lı müşterilerin de akın ettiği ToneHunter standındaki basın lansmanının bir kısmında bendenizin çalımıyla tanıtılan bu müthiş enstrümanın satış fiyatı ise performansına kıyasla son derece makul bir rakam olarak kabul edebileceğimiz 3000 Euro civarıydı. Ülkemizde çeşitli markaların sanatçı imzalı serilerinin yaklaşık aynı fiyat aralığında satıldığını hatırlatmakta fayda görüyorum.
Amplifikatör sektöründe lambalı cihazlar üzerlerine farklı özellikler eklenmiş modelleriyle yine gitar severleri büyülediler. Özellikle Mesa Boogie’nin Mark V modeli en çok denenen ve üzerinde konuşulan amplifikatörüydü. Diezel markasının yeni modelleri ve Peavey’in Joe Satriani imzalı JSX modelinin kombo versiyonları da etkileyici bulduğum diğer modeller arasındaydı. Marshall markası her yıl olduğu gibi kurucu Jim Marshall’ın konuk olduğu stantında Haze modelinin dünya lansmanını gerçekleştirdi. 15W’lık kafa kabin bir cihaz olan Haze’in bir de 40W’lık kombo modeli bulunuyor.
Bas amplifikatörlerinde ise trendin geçen yıllardan biraz daha farklı olduğunu söylemek mümkün. Geçen yıllarda süreki karşılaştığımız 4x10 ve 1x15 inçlik modellerden çok 12 inç hoparlörlere sahip modeller dikkat çekiciydi. Özellikle Markbass firması hem stand hem de sunum olarak ülkemizde daha fazla bilinen Ampeq, Hartke gibi markalarla ciddi bir rekabet içinde olduğunu ispatladı. Ülkemizde artık Do-Re müzik tarafından temsil edilen Line 6 firması ise gitar ve bas ürünlerinin dışında tanıtımını yaptığı XDR955 isimli kablosuz mikrofonu ile kullanıcılara büyük sürpriz yaptı.
Cem SARIOĞLU - Sound Dergisi


Yorum