Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Frekans ve Equalizer

Collapse
X
  • Filtre
  • Saat
  • Göster
Tümünü Sil
new posts

  • Eğitim Frekans ve Equalizer

    Bu bölümde, equalizer adını verdiğimiz cihazın mantığından ve bu mantığı kavrayabilmek için frekanslardan bahsedeceğiz.
    Günümüzde tuner adını verdiğimiz akort cihazlarını kullanırken üzerinde 440 sayısını görürüz. Peki nedir 440 sayısı? Özetle: 440Hertz, yani La notası demektir. Gelin bu özetin detayına inelim.
    Bildiğimiz gibi doğada titreşim gibi, kızılötesi gibi birçok dalga çeşidi bulunmaktadır. Su dalgası bile buna örnek olabilir. Çünkü o da belli bir salınım hareketine sahiptir. Su dolu bir kasenin içerisine bir cisim attığınızda görürsünüz ki daireler şeklinde dalgalar oluşur ve sönünceye kadar düzenli bir biçimde devam eder. Tıpkı o suyun üzerindeki dalgalar gibi, ses de bir titreşim dalgasıdır. Tıpkı o suyun dalgaları gibi bir yerden başlar ve düzgün biçimde etrafa yayılır. Enerjisi tükeninceye dek... Suyun üzerinde oluşan dalgaları gözlemlersek burada belirli bir düzen sözkonusudur. Örneğin o dalgaların oluşma sıklığı ve hızı. İşte o kasenin içerisindeki halkalardan yani dalgalardan birinin oluşma süresine “Periyot” adı verilir. Bir saniye içerisinde oluşan dalga sayısına da “Frekans” adı verilir ve frekansın ölçü birimi Hertz’dir. Şimdi bir su dalgası mantığını ses dalgası olarak düşünecek olursak, 440Hertz’in bir saniye içerisinde 440 salınıma işaret olduğu sonucuna varmış oluruz. 440Hz frekansındaki dalgayı işittiğimiz zaman duymuş olduğumuz sese de la notası adı verilmiştir. Buradan yola çıkarak, nota sistemi oluşmuştur. Ancak bu, bir la teline vurduğumuz zaman yalnızca 440Hz’lik dalgalar çıkıyor anlamına gelmez. Yalnız 440Hz’lik dalganın sesi, eski atari oyunlarındaki müzik seslerindeki gibidir. Daha karmaşık sesler, çok sayıda dalga içerirler. Yani bir enstrümanın la notasına bastığımız anda aslında yalnızca la notası çıkmaz. Bunun yanında binlerce frekanstan ses dalgaları çıkar, ancak baskın olarak duyulan ses dominant duruma geçeceğinden, o notayı algılamış oluruz. Yanında çıkan dalgalar, o enstrümanın tınısını belirler. İşte enstrümanlardan çıkan notalar aynıdır, ancak o enstrümanlardan yayılan ses dalgaları ve bu dalgaların frekans yoğunlukları kesinlikle aynı değildir. Çünkü bu seviyeler, o enstrümanın karakteristiğini belirler. Artık dalga kelimesi yerine frekans kelimesini kullanalım. Anladık ki frekans, saniyedeki dalga miktarıdır, sesin karakteriyle ilgili bir durumdur. İnsan kulağının ortalama olarak 20Hz ve 20.000Hz frekans aralığını duyabildiği tanımlanmıştır. Yani bu aralığın dışındaki frekansa sahip dalgaları göz önünde bulundurmayacağız. Ki örneğin 20Hz bile nadir fark edilebilecek bir sestir. Oldukça boğuk bir sestir ve birçok kişi tarafından duyulmaz. 20.000Hz(20kHz) de aynı şekilde çok tiz bir sestir ki birçok kişi tarafından duyulamaz. Örneğin ampullerin ses ürettikleri bilinir, ancak bu ses 20kHz frekansının üzerinde bir tona sahip olduğundan insanlar tarafından duyulamaz. Dünyada, bu şekilde duyamadığımız birçok sesin bulunduğu söylenir.
    Frekans grafiği adını verdiğimiz grafik, bir sesin frekanslara göre bulundurduğu dalga yoğunluklarını gösterir. Genellikle 20Hz-20kHz arasında çizilmektedir. Bu grafiğe bakarak, o sesin ne frekansta karakteristiği olduğunu inceleyebiliriz. Bu grafiğin dikey ekseni desibel (db) cinsinden sesin şiddetini, yatay ekseni ise frekansları göstermektedir. Örneğin bir bateriye ait parçaların çıkardığı frekans grafiklerine bakacak olursak, kick drum’dan çıkan sesin düşük frekanslarının yoğunlukta, bir zilin sesinin yüksek frekanslarının yoğunlukta olduğunu görürüz. Bu sesleri hiç duymamış olsak, bu iki grafiği inceleyerek davulun bir zile göre daha baslı bir sesinin olduğu yargısına varabiliriz.
    Örneğin, bir vokal kaydı almak istiyoruz. Vokalistimizin doğal sesinin frekans grafiği hakkında bilgi sahibi olduğumuzu varsayalım. Ancak, kurduğumuz kayıt sisteminde bulunan ekipmanlar ne kadar doğal biçimde bu sesi kaydedebilecek? Mikrofondan başlayan ses hoparlöre ne kadar bozulmadan varabilecek? Tabiki de hiç bozulmaz diyemeyiz. Neredeyse fark edilmeyecek kadar bozulma sağlayacak bir sisteme sahip dahi olsanız hala bir bozulma sözkonusudur. Tabiki de günümüzde oldukça fark edilir düzeylerde bozulmalar sözkonusu. Bunların çözümü nedir? Veya bozulma yok diyelim. Siz o sesten memnun kalmayıp değiştirmek istiyorsanız? Burada değişmesi gereken şey, o seslerin frekanslarının yoğunluklarıdır. İşte bunu da “Equalizer” adını verdiğimiz cihazla sağlamaktayız. Adından da anlaşılacağı gibi equalizer (eşitleyici,denkleştirici), istenmeyen ses frekanslarına ait yoğunlukları istenen hale “eşitleme” görevini üstlenir.
    Equalizer çeşitleri 4 başlıkta incelenir:
    1)High/Low Pass Filter veya High/Low Cut Filter: Bu filtreler yalnızca belirli bir frekansın altını (veya üstünü) keser (veya geçirir). Örneğin bir durumda 100Hz’in altının istenmediği halde, bir Low Cut Filter kullanılarak 100Hz’in altında kalan frekansların geçmesi engellenmiş olur. Ki birçok durumda zaten 100Hz’in altı istenmediği için, birçok mixerde entegre halde Low Cut Filter bulunur.
    2)Shelving Equalizer: Bu equalizer çeşidi de yalnızca belirli bir frekansın altını veya üstünü istenen oranda ayarlamayı sağlar. Yani bir önceki çeşitte gördüğümüz filtreler gibi çalışır, ancak burada kullanıcıya ayarlama imkanı sağlanır.
    3)Graphic Equalizer: Çok sık rastlanan bu equalizer çeşidinde ise belli miktarda frekansların ayarlanmasına izin verilmektedir. Örneğin bir 5 band graphic equalizer, 5 adet önceden belirlenmiş frekansı kullanıcıya sunar ve bu frekansların üzerinde oynama imkanı sunar.
    4)Parametric Equalizer: Yine çok sık kullanılan bu equalizer çeşidi ise hangi frekansta oynama yapılacağını kullanıcının seçimine sunar. Oynanması gereken frekans, daha net bir şekilde parametric equalizer sayesinde seçilebilir. Dar alanlarda oynama imkanını kullanıcıya sunar.
    Bu equalizer çeşitlerinden gereken seçilerek frekans ayarlamaları yapılabilir. Ancak bilinmesi gereken şey, bir equalizer tek bir frekansla oynayamaz. Yani bir equalizer istenen frekansı arttırıp/azaltırken, o frekansın yanlarında bulunan frekansları da etkiler. Bu açıdan en az etki, diğerlerinden daha dar alanlara hitap etmesi bakımından parametric equalizer türünde bulunur. Bu da hangi equalizer türünü kullanacağımız konusunda bir faktördür. Equalizer kullanmadan önce, şiddetlerinin değişmesi gereken frekanslar düşünülür, ona göre istenen işleme en uygun gelecek equalizer çeşidi seçilir ve ayarlamalar yapılır. Dijital sistemlerde equalizer’ın etki alanları ayarlanabilmektedir. Yani bir frekansın ayarının yanındaki frekansları ne kadar etkileyeceği eğrisel olarak ayarlanabilmektedir. Bu sayede istenene daha yakın sonuçlar alınabilir. Ancak burada da dijital hususlar yer alacağından daha farklı konularda istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bundan dolayı burada kalite bakımından bir karşılaştırma yapılamaz. Bir graphic equalizer’ın band sayısı arttıkça, frekans başına düşen etki alanı o kadar azalır. Seçilebilen frekanslar birbirine daha yakın olcağından etki alanları daralacaktır, bu da kullanıcıya hem frekans seçimi bakımından bolluk getirecektir, hem de etki alanları daralacağından, diğer frekansları o kadar az etkileyecektir. Bu gibi durumlarda seçim yapmak tamamen, şeklini vermek istenen frekans grafiğine bağlıdır.
    Can TERCUMAN
    21/12/2013

Unconfigured Ad Widget

Collapse
Initializing Tabs & loading Content...
Initializing Tabs & loading Content...

Trending

Collapse

Bu kriterlere uygun sonuç bulunamadı.

Pitbull Strings Gold Series Gitar Telleri

Collapse

Çalışıyor...
X